25 Nisan 2017 Salı

Fenerbahçe Final-Four biletini kaptı

Turkish Airlines Euroleague Play-Off serisi üçüncü maçında Fenerbahçe Ülker Arena'da konuk ettiği Panathinaikos'u 79-61 mağlup eden Fenerbahçe üst üste üçüncü kez (hem de 3-0'lık Play-Off serileriyle) Final-Four'a katılma hakkını elde etti. OAKA'daki iki deplasman maçını kazanarak İstanbul'a 2-0 önde gelen sarı lacivertliler, Ülker Arena'daki üçüncü maçta da zorlanmadan kazanarak İstanbul'da düzenlenecek Euroleague Final Four vizesini alan ilk takım oldular. Geçtiğimiz sezon Euroleague şampiyonluğunu, final maçının son saniyelerindeki basit hatalarla kaybeden Fenerbahçe'de şimdiki hedef ise taraftarı önünde Euroleague'in en büyük unvanını elde etmek...


Panathinakos için tamam mı devam mı niteliği taşıyan karşılaşmanın ilk çeyreğine kaos basketbolu hakimdi. Her ne kadar Fenerbahçe hızlı başlayıp birkaç dakika içinde skorda üstünlüğü elde etse de, bu dönem serinin ilk maçının ilk çeyreğini hatırlattı bize. Datome'nin sayısıyla başlayan Fenerbahçe topu pota altına kolay indiremediği hücumlarda aynı ilk maçtaki gibi Kalinic'in kendi şutu olmayan atışlardaki isabetleriyle skorda öne geçti: 11-4. Fakat çabuk toplarlanan (ya da toparlanmasına şans tanıdığımız) ve çeyreğin ortalarında yaptığımız basit hatalar sonucu gelen top kayıplarını iyi değerlendirip Calathes ve Singleton'un sayıları ile oyuna ortak olan Panathinaikos bir ara öne bile geçse de, faul düdükleriyle temponun düştüğü ilk çeyrek 18-17 Fenerbahçe üstünlüğüyle geçildi. Bu çeyrekte Fenerbahçe'den Datome ve Kalinic, Panathinaikos'tan ise James 2 faule ulaştılar. 

Tarihin ilk basketbol kuralları

Aralık 1891 yılında Kanadalı bir beden eğitimi öğretmeni tarafından keşfedilen ve günümüzün en popüler sporlarından biri olan basketbol ilk yıllarda bugünkünden bir miktar (!) farklı kurallarla oynanmaktaydı. James Naismith'in futboldan daha az tehlikeli bir spor arayışı ile ortaya çıkan basketbolun o ilk senelerdeki temel kuralının bir kısmı günümüzde geçerliliğini (küçük değişikliklerle) korusa da bir kısmı artık yerini yenilerine bırakmış durumda. Ocak 1892'de Massachusetts'teski Springfield College (o zamanki adı International Young Men's Christian Association Training School) okul gazetesinde Dr.Naismith tarafından yayımlanan ilk basketbol kuralları aşağıdaki gibidir:


1 - Top herhangi bir yönde tek ya da iki elle atılabilir. 
2 - Topa tek ya da iki elle vurulabilir; fakat kapalı yumruk ya da ayakla vurulamaz. 
3 - Oyuncu topla koşamaz. Topu tuttuğu noktadan atmalıdır. 
4 - Top iki el ile ya da iki el arasında tutulmalıdır; kollar ya da vücut kullanılamaz.  
5 - Ne şekilde olursa olsun omuz atma, tutma, itme, tekme/çelme takmaya izin verilemez. İlk kural ihlalinde faul verilir, ikincisinde bir sonraki baskete kadar ihraç kararı çıkar. Eğer ihlal rakibi sakatlamaya yönelikse oyuncu maç boyu ihraç edilir. 
6 - Topu yumruklamak, 3-4 ve 5nci kuralların ihlalleri faul ile cezalandırılır. 
7 - Herhangi bir takım art arda üç faul yaparsa, rakip takım 1 sayı kazanır. 
8 - Topun sepete girip içinde kalması 1 sayı değerindedir. Eğer top sınırdayken, rakip oyuncu sepeti hareket ettirirse, yine basket kararı verilir. 
9 - Top oyun sahası dışına çıktığında son dokunan oyuncu tarafından tekrar oyuna sokulur. Topu oyuna sokmak için 5 saniye süre vardır. Top 5 saniye içinde oyuna sokulmazsa rakibe verilir. Bir takım düzenli olarak zaman geçirmek için topu oyuna geç sokarsa faul ile cezalandırılır. 
10- Gözlemci oyuncularla ilgili ihlalleri takip eder; faul sayılarını not ederek, bir takım arka arkaya 3 faul yaptığında sayı olması için hakemi uyarır. 
11 - Hakem top ile ilgili ihlalleri takip eder; oyun süresi ve basket kaydı ile ilgili kararlı verir. 
12 - Maç 15'er dakikalık iki devre halinde oynanır. Devre arası 5 dakikadır. 
13 - Maç sonunda daha fazla sayıyı atan taraf kazanır. Beraberlik durumunda oyun ilk skor kaydedilene kadar devam eder. 

23 Nisan 2017 Pazar

Liga Endesa'da Play-Off savaşları

İspanya Erkekler Basketbol Ligi Liga Endesa'da normal sezonun bitmesine 4 hafta kala Play-Off hesapları iyice karıştı. Daha önceki yazılarımdan birinde de belirttiğim gibi bu sezon zirve adaylarının artmasıyla daha heyecanlı bir hal alan ligde, yedi takım sadece 3 galibiyetlik bir aralıkta Play-Off'a olabilecek en iyi yerden girmenin peşinde koşarlarken, bu durum bize Play-Off'lardaki olası sürprizler için de bir ışık yakmış durumda. Son beş sezonda seyrettiğimiz Real Madrid - Barcelona final serileri sonrası, uzun süre ardından finalin ismi değişecek gibi gözüküyor. 


30. hafta maçlarının tamamlandığı ligde, Avrupa Kupaları nedeniyle ertelenen maçlar bazı takımların üç, bazılarının ise beş maçı kalmasına neden olurken, lider Valencia Basket ile yedinci Unicaja Malaga arasında sadece 3 maç fark bulunmakta. Lider Valencia ile birlikte ikinci Real Madrid'in 7 mağlubiyetleri (sezon sonunda ikili averajda Real üst sırada olacak), üçüncü Baskonia'nın 8 mağlubiyeti, dördüncü ve beşinci sırayı paylaşan Barcelona Lassa ve Iberostar Tenerife'nin dokuzar, Herbalife Gran Canaria ve Unicaja Malaga'nın ise 10'ar mağlubiyetleri var. Kalan maçlara ve fikstüre baktığımızda Valencia ve Raal Madrid'in kayıpsız olarak normal sezonu zirvede kapatacaklarını tahmin edebilir; fakat geri kalan kısım tam bir soru işareti. Iberostar Tenerife, Baskonia, Barcelona  ve Unicaja Malaga'nın aralarında oynayacakları maçlar sıralama açısından önemli olmakla birlikte nispeten daha kolay bir fikstüre sahip Gran Canaria'nın da önünü açabilecek nitelikte. Sekizinci sıra ise çok büyük ihtimalle Andorra'nın olacak. 

22 Nisan 2017 Cumartesi

Darüşşafaka avantajını nasıl koruyabilir?

Turkish Airlines Euroleague Play-Off'larının ikinci maçları takımlarımız için olabilecek en iyi senaryoların gerçekleşmesiyle sonlandı. Fenerbahçe, Anadolu Efes ve Darüşşafaka Doğuş'un deplasmanda kazanarak serilerinde saha avantajlarını ellerine geçirdikleri Play-Off serilerinde heyecan önümüzdeki hafta Türkiye'de oynanacak maçlarla devam edecek. Final Four yolunda mücadeleyi sürdüren takımlarımızdan Darüşşafaka Doğuş da 83-75 kaybettiği ilk maç sonrasında,  ikinci maçta Real Madrid karşısında 84-80'lik ses getiren bir galibiyet elde etti. Play-Off'a sekizinci sıradan giren Daçka'nın normal sezon lideri Real Madrid karşısında saha avantajını yakaladığı bu galibiyeti sonrası serinin istatistiklerine biraz göz atalım dedim...


İki maçta rakamlara baktığımızda Darüşşafaka'nın sayı yükünü Wanamaker, Wilbekin ve Clyburn'ün çektiğini görüp normal karşılayabiliriz. İkinci maçta ise bu üçlüye Zizic ve Harangody'den destek gelmesi alınan galibiyetteki x faktörlerdi. Son maçlarda performansında düşüş gözlenen Ante Zizic'in 8/10 saha içi isabetiyle 17 sayı - 8 ribauntluk performansı ve Harangody'nin iki maçta toplam 5/5 üç sayı isabeti yakalaması Daçka'nın iki mücadelede de sürekli maçın içinde olmasını sağladı. Yakaladığımız saha avantajını iyi değerlenirip seriyi İstanbul'da bitirmek istiyorsak Zizic - Harangody ikilisinin performansları Daçka için oldukça belirleyici olacak. Tabi bunları yazarken Real Madrid'in de ilk iki maçta Llull - Ayon ikilisi haricindeki skor opsiyonlarını kullanmada çok da başarılı olmadığını izledik. Eldeki malzemenin bolluğunu biliyoruz; dolayısıyla iyi savunmaya önümüzdeki 80 dakikada da devam etmek, İspanyol ekibinin her an ateşlenebilecek silahlarını iyi kilitlemek Final Four'a giden yolun olmazsa olmazı. 

20 Nisan 2017 Perşembe

OAKA'da bir haftada iki galibiyet

Turkish Airlines Euroleague Play-Off'larında pazartesi akşamı Atina'da muhteşem bir ikinci yarı performansıyla Panathinaikos'u 71-58 mağlup eden Fenerbahçe, bu akşam yine OAKA'da oynanan serinin ikinci maçında da sahadan 80-75 galip ayrılarak seride durumu 2-0'a getirdi ve Final Four için büyük avantaj elde etti. Fenerbahçe karşısında galibiyet bekleyen ve geçtiğimiz hafta içi kulübün sosyal medyadaki paylaşımlarıyla daha da fazla motive olmuş 20000'e yakın taraftarı önünde parkeye çıkan Pana, iki maçta da yer yer farkı çift hanelere çıkarsa da, Fenerbahçe'nin ikinci yarılardaki savunma performanslarıyla sahasında galibiyet elde edemedi ve saha avantajını temsilcimize bırakmış oldu. İlk maçta ikinci yarıda potayı bile görmekte zorlanan Panathinaikos'ta taraftarlar OAKA'da son dakikalarda salonu terketmeye başlayıp (Gate13'ü hariç tutuyoruz tabiki) çok alışkın olunmayan bir şekilde salonun neredeyse yarı yarıya boşalmasına neden olurlarken, bu akşam da son çeyrekte rakibine uzun süre sayı fırsatı vermeyen sarı lacivertliler büyük çekişme içinde geçen maç sonunda sahada sakin kalarak Fenerbahçe Ülker Arena'ya çok büyük bir avantajla gitme fırsatını ellerine geçirdiler. 


İlk maçı hatırlayacak olursak, Fenerbahçe karşılaşmaya skor anlamında iyi başlayan taraf olsa da, skorun gelişimine baktığımızda Kalinic'in 2/2 üç sayılık isabetinin bunda payı büyüktü. Bogdanovic'in iki üçlüğü ve Vesely'nin iki Alley-oop'u da buna ek olarak gelince 16-6'lık üstünlük yakalayan temsilcimizde yapılan top kayıpları ise ilk beş dakikanın ardından gelecek kabus dakikalarının sinyali olmuştu. Temsilcimiz sonrasındaki bölümde Rivers ve James'in inanılmaz bir yüzdeyle isabet sağladıkları şutlarına engel olamamış; zor şutlar isabet sağladıkça, seyirci coşmuş; seyirci coştukça, Panathinakos savunması sertleşmiş; sertleşen savunma da devrenin kalan bölümünde ev sahibi ekip lehine 36-12'lik bir seri gelmesine ve devrenin 42-28 Panathinaikos lehine sonuçlanmasına neden olmuştu.

17 Nisan 2017 Pazartesi

Finalde kaybetme alışkanlığı

Haftasonu Fenerbahçe Kadın Basketbol takımının Euroleague Women finalinde yenilmesi sarı lacivertlilerin üçüncü kez çıktıkları Final Four finalinde de şampiyonluktan uzak kalmasına neden oldu. Benzer şekilde kadın basketbolunun ikinci kupası olan Euro Cup Women finalinde de, Bellona AGÜ Spor bir diğer temsilcimiz olan Yakın Doğu Üniversitesine elenerek (Kayseri Kaski dönemlerini de dikkate aldığımızda) son 10 yıl içinde üçüncü kez finale çıkmasına rağmen ikincilikle yetinmek durumunda kaldı. Arka arkaya gelen bu ikincilikler basketbolumuzdaki finalde kaybetme alışkanlığı üzerine yoğunlaşmama neden oldu ve kısa geçmişimizden ortaya ilginç bir sonuç çıkardım.


Eğer aşağıda görebileceğiniz listede atladığım bir final yoksa, basketbolumuzun yükselişe geçtiği 1990'lardan itibaren 22 kez A takımlar seviyesinde finale çıkan takımlarımız bu finallerden sadece altısında kupa kaldırabildiler. Şampiyonluk gelen altı finalin ikisinde de iki Türk takımının karşı karşıya geldiği düşünülürse, gerek milli gerekse kulüp takımlarımız bazında final stresiyle baş edememe gibi ciddi bir problemimiz olduğunu görebiliyoruz. Özellikle genel bir bakışla Akdeniz insanının karakteri denip geçiştirilebilecek bu final stresinin (ya da ne isim verilebilirse) sadece milli takımlarımızda değil, zaman zaman sadece yabancılardan oluşan kulüp takımlarında da baş göstermesinin ise kolay açıklanabilir yanı yok. NBA'de şampiyonluklar yaşayan, ödüller kazanan oyuncuların Türk takımlarının formalarını giydiklerinde finallerde yaşadıkları formsuzluğa bir açıklama yapabilmek cidden zor.

16 Nisan 2017 Pazar

Fenerbahçe Avrupa ikincisi

Rusya'nın Ekaterinburg kentinde devam eden Euroleague Women Final-Four finalinde ev sahibi ülkeden Dynamo Kursk ile karşı karşıya gelen Fenerbahçe, tarihinde üçüncü kez çıktığı final maçını, önceki iki finalde olduğu gibi kaybederek Avrupa ikinciliğini elde etti. Son 9 dakikaya girerken sadece 2 sayı geride olan Fenerbahçe sonrasındaki 8 dakikada rakibine 15-0'lık seri verince tarihinde üçüncü kez Avrupa ikincisi oldu. Dynamo Kursk ise 77-63'lük galibiyetle tarihinde ilk kez Euroleague şampiyonluğunu elde ederken, Kayseri Kaski'yi finalde yendiği EuroCup şampiyonluğu ardından ikinci kez bir Avrupa Kupası'nı müzesine götürmüş oldu. 


Karşılaşmaya iyi savunma ve yüzdeli hücumla başlayan Fenerbahçe Candace Parker'ın 6 sayı kaydettiği ilk 3 dakikayı 10-0 önde geçti. Savunmadaki sertlikten vazgeçmeyen ve yaklaşık 3.5 dakika boyunca rakibine sayı şansı tanımayan Potanın Kraliçeleri, Dinamo Kursk molası sonrası 3 hücum art arda eski oyuncusu McCoughtry'i kaçırıp potasında 0-7'lik bir seri görünce maça tekrar denge gelmesini engelleyemedi. Yarı finalin yıldızı Lavender'in bireysel hatalarıyla arka arkaya hücumlardan boş dönen sarı lacivertliler, savunmada da McCoughtry'ye bir çözüm bulamayıp 13 sayıya ulaşmasına engel olamayınca çeyreğin son dakikasında Rus ekibi ilk kez öne geçti: 17-16. Çeyreğin son savunmasında Gruda'nın iyi savunması sonrası gelen bloğu ve ardından kaydettiği buzzerbeaterı ise ilk çeyrek sonucunu temsilcimiz lehine belirlemiş oldu: 17-18.