31 Temmuz 2017 Pazartesi

Galatasaray Odeabank 2017-2018 kadro yapılanması

Geçtiğimiz sezon ligde ve Avrupa’da istediği sonuçları alamayan Galatasaray Odeabank, 10M Euro civarında olan bütçesini 4M Euro’ya indirerek küçülmeye gitti ve Ergin Ataman ile yolları olaylı bir şekilde ayırdı. 15 yıl aradan sonra yeniden Erman Kunter ile anlaşıp elindeki yabancı oyuncuların tamamını gönderen Galatasaray Odeabank transfer döneminin en hareketli takımı konumunda. Geçen sezondan sadece Ege Arar, Emir Preldzic ve Göksenin Köksal’ı kadroda tutan Galatasaray Erkek Basketbol takımı şimdiden 6 oyuncuyla kesin olarak anlaşmış durumda, birkaç oyuncu ile de söz kesilmiş, açıklanması an meselesi. Bu yazımda gelen oyuncuları biraz daha detaylı bir şekilde incelemek istiyorum.
Dwight Hardy: Şutör guard pozisyonunda oynayan 30 yaşındaki Amerikalı oyuncuyla 1 yıllık sözleşme imzalandı. 3 sezondur Trabzonspor’da oynayan Hardy Türkiye ligini oldukça yakından tanıyan ve skorer kimliğiyle ön plana çıkan bir oyuncu. Galatasaray Odeabank’ın Eurocup’ı kazandığı 2015-2016 sezonunda Avrupa’da 16 karşılaşmada 15.8 sayı, 1.4 ribaund ve 3.3 asist istatistikleriyle oynamıştı. Hardy'nin en büyük dezavantajı ise savunmayla pek ilgisinin olmaması. Hedefi olan bir takım için bu anlamda soru işareti bir isim denilebilir. 
Alex Renfroe: Galatasaray Odeabank’ın Barcelona’dan transfer ettiği 31 yaşındaki Amerikalı oyun kurucu, Sinan’ın Fenerbahçe’ye gidişiyle oluşan açığı kapatmaya çalışacak. Daha önce Alba Berlin ve Bayern Münih’te de oynayan Renfroe geçtiğimiz sezonu Euroleague’de 17 dakika ve 3.9 sayı, 1.6 assist ortalamayla tamamladı. 2014-2016 yılları arasındaki performansından uzak görünen Renfroe’nin bu sezonki performansı Galatasaray Odeabank’ın başarısında da belirleyici olacağa benziyor.

30 Temmuz 2017 Pazar

Genç Milli Takım Rusya'ya acımadı:90-77

FIBAU18Europe Avrupa Şampiyonası ikinci gününde Rusya karşısına çıkan Genç Milli Takımımız zorlu mücadeleyi ikinci yarıdaki basketboluyla 90-77 kazanarak grupta ikinci maçından da galibiyetle ayrılmış oldu. Düne oranla farklı bir beşle sahaya çıkan milliler, ilk çeyrekte zorlansa da, maçın kalanında gösterdikleri mücadeleyle galibiyete uzanmasını bildiler. Final periyoduna eşitlikle girilen maçın son dakikalarında dün olduğu gibi ayakta kalan ve maç sonundaki 19-3'lük seriyle kazanan taraf olan genç millilerimiz günün diğer maçında Almanya Karadağ'ı yendiği takdirde grup liderliğini garantileyecekler. Karadağ galibiyeti halinde ise salı günkü maçta 11 sayı ve altındaki yenilgiler Türkiye'yi yine grup lideri yapacak. 


Karşılaşmaya arka arkaya top kayıpları ve basit hatalarla başlayan milli takımımız henüz iki dakika dolmadan potasında 0-7'lik bir seri gördü. Fakat Eray, Yiğitcan ve Muhaymin'in sayılarıyla çabuk toparlanan milliler Kasatkin'den gelen iki üç sayılık isabete rağmen farkı kapatarak çeyreğin bitimine 4 dakika kala skoru 14-15'e getirdiler. Faul hakkımızın dolması çeyreğin sonlarında Ruslar'ın faul çizgisinden kolay sayılar bulmasını sağlarken, karşılıklı basketlerle geçen ilk çeyrek 21-24 Rusya üstünlüğüyle sonuçlandı. İkinci çeyreğe de aynen maç başında olduğu gibi iki top kaybıyla başlayan genç milliler, dirençli savunma ve hücumda Eray ve Enes ile gelen üçlükler sayesinde Rusya'nın farkı açmasına engel oldu. Bu çeyrekte ilk çeyreğe oranla Ruslar'a kolay kolay pota altına girme izni vermeyen takımımız, isabetli dış şutlara engel olamayınca bu savunmanın meyvesini de yeterince alamadı. İlk çeyreğin tersine rakibin faul hakkının dolması bu kez gençlerimizi daha sık faul çizgisine götürürken 2.5 dakika kala Muhaymin'in serbest atışları millileri ilk kez 38-37 öne geçirdi. Karşılıklı basketlerle geçen kalan sürede takımımızda sayıların tamamı Muhaymin'den gelirken soyunma odasına 44-42 Türkiye üstünlüğüyle gidildi. 

Bulls Jordan sonrası nerede hata yaptı?

Chicago Bulls'un Michael Jordan dönemi sonrası bir türlü yakalayamadığı başarının en büyük sebepleri nelerdir? Bu sabah basketbol haberlerini karıştırırken tanınmış bir basketbol yazarının Chicago Bulls'un Jordan dönemi sonrası düşüşü ve başarısızlığıyla ilgili yazdığı yazıyı gördüm. Genel olarak hatalı takım yönetimi ve yanlış hamlelerin üzerinde durulan yazıyı okuduktan sonra ben de Jordan'ın takımdan ayrılışı sonrası yapılan en büyük üç hamleyi kendimce sıraladım. Bir Kyle Korver fanı olarak Korver'ın takımdan ayrılmasını ilk üçe dahi alamamama neden olan bu hatalara beraber göz atalım şimdi:


3- Chandler & Wallace hamleleri: 2006 yazı Bulls için hareketli geçti. Boğalar NBA'deki ilk beş sezonunda pek fazla fayda alamadıklarını düşündükleri Tyson Chandler'ı Hew Orleans'a J.R Smith karşısılığında (ki onu da 6 gün sonra Eisley karşılığında göndermişlerdi) takaslayıp 32 yaşındaki pivot Ben Wallace'a $60M vermeyi uygun gördüler. Sonuç ne oldu? Kariyerinin sonlarına yaklaşan Wallace, takıma Chandler'dan fazla katkı veremediği gibi, Salary Cap'te de önemli yer kaplarken, Chandler Bulls sonrası yükselişe geçen kariyerine NBA şampiyonluğu, NBA All-Star, NBA Defensive Player of the Year, olimpiyat ve dünya şampiyonluğu gibi başarılar yazdırdı. 

LeBron James: Kaybeden King

NBA tarihinin belki de gelmiş geçmiş en dominant oyuncularından biri LeBron James. Karşılaştırıldığı isimlere bakıldığında bu gerçek yadsınamaz. Lige adım attığı 2003 yılında henüz 18 yaşında bir lise öğrencisiydi ve 4 sezon içinde dönemine göre son derece mütevazi bir kadro ile Cleveland Cavaliers’ı biraz da doğu konferansının güçsüzlüğünden istifade ederek NBA finallerine taşımayı başardı. Son 11 yılda yıldız oyuncunun bulunduğu takımların tam 8 kez NBA finallerinde boy göstermesi bu dominantlığı anlatan en büyük faktör.

2007 yılında NBA finallerinde varlık bile gösteremeden San Antonio Spurs’e 4-0’la kaybettikten sonra LeBron James önderliğinde Cavs 3 sezon final yüzü görmedi. Bu dönemin sonunda aldığı radikal kararla Cleveland macerasını noktalayan “King” lakaplı James ligin dengelerini alt üst ederek Miami Heat’e gitti.

29 Temmuz 2017 Cumartesi

Genç milliler galibiyetle başladı: 70-61

FIBAU18Europe Avrupa Şampiyonası'nın ilk gününde Almanya ile karşılaşan Genç Milli Basketbol Takımımız rakibini 70-61 mağlup ederek turnuvaya iyi bir başlangıç yaptı. Maça iyi başlayan; fakat sonrasında hücumda bocalayarak Almanların geri dönmesine izin veren millilerimiz, devresi 33-33 eşitlikle tamamlanan maçın son birkaç dakikasındaki performanslarıyla sahadan galip ayrılmasını bildiler. Slovakya'da düzenlenen turnuvaya galibiyetle başlayan U18 milli takımımız gruptaki ikinci maçını yarın Rusya ile oynayacak. 


Karşılaşmaya Şehmuz ve Erkin'den gelen basketlerle başlayan genç milliler henüz ilk çeyrekte farkı çift hanelere çıkarma şansı yakaladılar. Bu iki oyuncunun pota altına penetreleri yanında, Erkin'in üç sayı çizgisi gerisinden bulduğu sayılara Berke'nin da boyalı bölgede kurduğu hakimiyet eklenince ilk çeyrek 26-19 üstünlüğümüzle tamamlandı. Oyunun kontrolünü genel olarak elinde bulunduran millilerde tek olumsuz ayrıntı, pota altında hem Berke hem de Enes'in iki faul alarak benchin yolunu tutması oldu. İkinci çeyreğin başında hücumda bocalayan ve 4 dakika sayı bulamayan gençlerimiz, savunmadaki gayretleriyle rakibe fazla sayı izni vermeyince fark çeyreğin büyük bölümünde 4-5 sayı civarında seyretti. Pota altında Berke'nin kenarda olduğu dönemde oyun kurucularımızın yeterli yaratıcılığı gösterememesi ve top kayıpları hücumda zorlanmamıza neden olurken, çeyrek boyunca hiç dış şut isabeti kaydedemememiz sonrası Almanlar'a da farkı kapatma şansı verdik. Devre son düdükle birlikte Hadenfeldt'ten gelen üçlükle 33-33 sonuçlanırken ilk yarıdaki en skorer isimlerimiz sayılarının tamamını ilk çeyrekte bulan Erkin Şenel (10) ve Şehmuz Hazer (8) oldular. Berke de faul problemi nedeniyle sadece 7 dakika oyunda kalmasına rağmen 8 sayı - 5 ribaunt ile etkili oldu. 

NBA Undrafted All-Star Game

NBA Draft gecesinde iyi bir takıma kapağı atmak, yüksek bir basamaktan seçilmek kariyere atılan ilk adım olarak oldukça önemlidir. Bazı oyuncular için ise sadece draft edilenler listesinde yer alabilmek bile büyük başarı olur. Bir de draft edilemeyenler var, geceyi boynu bükük kapatanlar... Peki draft edilememek dünyanın sonu mu? Kesinlikle hayır. NBA tarihine udrafted olarak adımını atan; fakat ileride büyük işler başaran isimler de var. Ben de tüm zamanlarda bir Undrafted All-Star Game olsa hangi iki beş'i seçerdim diye düşündüm. Belli pozisyonlarda seçim oldukça zorlu olsa da, işte NBA Undrafted All-Star Game kadrolarım:


Point Guard: 

Karşılıklı beşlerdeki iki ismi seçmekte en çok zorlandığım pozisyon 1 numara oldu. Zira basketbolun hızı ve tarzındaki değişikliği dikkate almadan bir karar vermem gerekiyordu. Oyuncuları oynadıkları dönemin basketbolundaki yerleriyle değerlendirmeye çalıştım ve iki ismi Darrell Armstrong ve Avery Johnson olarak seçtim. Eğer günümüz basketbolunu dikkate alsam belki Jeremy Lin - Jose Calderon isimleri ön plana çıkabilirdi; fakat bu sefer de elmayla armutu karşılaştırmıyor olurdum ki, bu da çok doğru olmazdı.

28 Temmuz 2017 Cuma

Genç Milli Takım madalya peşinde

FIBA U18 Avrupa Şampiyonası'na katılacak olan Genç Milli erkek basketbol takımımız, yarın başlayacak turnuvada ilk maçını Almanya ile oynayacak. 1999-2000 jenerasyonundan oluşan milli takımımız ilk turda A grubunda yer alırken, Almanya maçı sonrasında da pazar günü Rusya, salı günü ise Karadağ ile karşı karşıya gelecek. Tüm takımların Son 16'ya kalıp grup sıralamalarına göre çapraz eşleşeceği ikinci turdan itibaren tek maçlı eleme sistemine göre devam edecek turnuvada, genç millilerimizin kadrosu aşağıdaki isimlerden oluşuyor:


1- Eray Akyüz (Bandırma Kırmızı)
2- Şehmuz Hazer (Bandırma Kırmızı)
4 - Mert Akay (Darüşşafaka)
5 - Emre Tanışan (Tofaş)
6- Yiğitcan Saybir (Anadolu Efes)
8 - Doruk Dora (Darüşşafaka)
11- Erkin Şenel (Banvit)
12- Ragıp Berke Atar (Bandırma Kırmızı)
15 - Alperen Demir (Bandırma Kırmızı)
17 - Arda Erdoğan (Anadolu Efes)
22- Muhaymin Mustafa (Anadolu Efes)
32- Yiğit Baran Sarıkaya (TED Ankara Kolejliler)

26 Temmuz 2017 Çarşamba

Ege Arar'a yine havlu sallamak kalıyor

Yeni sezon için kadroyu baştan aşağı yenileyen Galatasaray Odeabank'ta yeni transferler bir bir açıklanırken, son gelen bilgiler ışığında parkedeki as ve yedek beşlerde genç isimlere yer kalmayacak gibi gözüküyor. Özellikle pota altında Türk basketbolu ve Galatasaray'ın geleceği için çok önemli potansiyellerden biri olan Ege Arar'ın da önümüzdeki sezon alacağı süreler oldukça soru işareti olmaya başladı. 


Bugün sosyal medyada oldukça geniş yer bulan TJ Cline transferi ve önde gelen Galatasaray basketbol hesaplarından birinde pota altına yapılacak ekstra bir yerli veya yabancı uzun transferi haberi, Ege için bu sezonun zorlu geçeceği izlenimi yarattı. Hali hazırda Richard Hendrix ile anlaşan ve Pınar Karşıyakalı Dajuan Summers'ın transferine de kesin gözüyle bakılan Galatasaray Odeabank'ta, eğer medyada çıkan +1 pota altı transferi bilgisi doğruysa, Ege Arar'ın bu sezon alacağı süreler oldukça kısıtlanmış olacak. Bu durumda Ege için en doğrusu belki de süre bulacağı daha doğru bir takıma gitmesi olacaktır. Belki transferler netleşmeden bu yazıyı da yazmak doğru değil; fakat atı alan Üsküdar'ı geçmeden bayrağı kaldırmak lazım!

Ufuk Sarıca'nın yeşil kırmızı Beşiktaş'ı

Dört senelik başarılı bir Pınar Karşıyaka kariyeri sonrası geçtiğimiz sezon Beşiktaş Sompo Japan'in başına geçen Ufuk Sarıca, geçen sezonki DJ Strawberry, Kenan Sipahi ve Erkan Veyseloğlu hamleleri sonrası bu sezon da yeni transferleriyle Beşiktaş Sompo Japan'i adeta küçük bir Karşıyaka'ya çevirdi. Geçtiğimiz sezonu Basketbol Süper Ligi finalisti olarak tamamlayan Ufuk Sarıca'nın Beşiktaş'ı bu sezon da Can Maxim Mutaf, Jon Diebler ve Samet Geyik'i transfer ederek Pınar Karşıyaka formasıyla öğrencisi olmuş üç ismi daha kadrosuna dahil edip eski Karşıyakalılar'ın sayısını 6'ya çıkarmış oldu. 

Hatırlanacağı üzere DJ Strawberry, Jon Diebler ve Erkan Veyseloğlu Pınar Karşıyaka'nın şampiyon olduğu 2014-2015 sezonunda yeşil kırmızılı formayı giymişler, DJ Strawberry özellikle final serisindeki performansı, Jon Diebler dış şutlardaki etkinliği ve Erkan da kenardan gelip takıma kattığı dinamizmle şampiyonlukta önemli pay sahibi olmuşlardı. Can Maxim Mutaf Ufuk Sarıca'nın Kaf Kaf'taki ilk senesinde Fenerbahçe'den kiralık olarak yarım sezon yeşil kırmızılı formayı giyerken, Kenan Sipahi ve Samet Geyik de şampiyonluk sonrası sezonda kiralık olarak gelmiş ve rotasyonda çeşitli süreler almışlardı. Kartal'ın yeni 1 numara transferi Ryan Boatright takımda bir Bobby Dixon etkisi yaratır mı, tartışılır tabi ki, fakat Stimac'ın yerini doldurabilecek bir beş numara transferi Beşiktaş Sompo Japan'de yeni kadro yapısıyla yine şampiyonluk kovalayan bir kolej takımı havası yaratabilir. Ufuk'un amacı böyle bir ortamı oluşturmak belli ki. Birkaç maç izleyip görmek gerekecek. 

24 Temmuz 2017 Pazartesi

Gözler Carmelo Anthony'nin üzerinde

NBA'de transfer piyasası ve dedikoduları oldukça aktif saatler geçirmemize neden oluyor. Kyrie Irving'in takas talebinin etkisi henüz geçmeden, şimdi de Carmelo Anthony'nin kısa bir süre içinde bir takasla Knicks'ten ayrılması neredeyse kesinleşti gibi. Tek belirsiz nokta Anthony'nin hangi takıma katılacağı. Bu konuda da çeşitli dedikodular mevcut. 


En aktif dedikodular New York Knicks - Houston Rockets takası yönünde. Rockets'ın Paul - Harden ikilisine bir de Carmelo takviyesiyle tekrardan iddialı bir takım haline gelme hayali, Knicks'in Carmelo'nun kontratından kurtulmaya sıcak bakması iki takım arasındaki takası güçlü bir opsiyon haline getirirken, Salary Cap hesapları nedeniyle üç ya da dörtlü bir takas senaryosu izlememiz de oldukça olası gözüküyor. 

23 Temmuz 2017 Pazar

NBA’de Yaz Döneminin Öne Çıkan Takımları: Minnesota Timberwolves


NBA’de geride bıraktığımız sezon düşünüldüğünde rekabet ve heyecan bakımından oldukça düşük geçen bir yılı geride bıraktık. Öyle ki son 3 yılda finallerin adı değişmedi ve NBA play-off’larında ilk kez bir takım maç dahi kaybetmeden NBA finallerine ulaştı.

Böylelikle yaz döneminin gerek bu heyecan düşüklüğü gerekse yeni yayın anlaşmasının getirisiyle yükselen maaş skalası sayesinde hareketli geçeceğini öngörmek mümkündü. Nitekim şu ana kadar gerçekleşen takaslar ve takım değiştiren oyuncular düşünüldüğünde NBA genelinde ve bilhassa vahşi batı konferansı özelinde şimdiden rekabetin daha da arttığını söylemek yanlış olmaz.

Bu yazı dizisinde NBA batı konferansında yaz döneminde yaptıkları hamleler neticesinde öne çıkan 4 takımı değerlendirmek istiyorum.

Minnesota Timberwolves kuşkusuz yaz dönemin en flaş takımlarından biriydi. Takım yaz döneminde koç Tom Thibodeau’nun Chicago Bulls dönemindeki eski öğrencilerinden Jimmy Butler ve Taj Gibson ikilisini kadroya katmayı başardı. Wolves’un yetenek anlamında hali hazırda Andrew Wiggins ve Karl Anthony Towns gibi potansiyel yıldız adaylarına sahip oluşu düşünüldüğünde bu ikiliye eklenen Taj Gibson, Jimmy Butler yanı sıra Indiana Pacers ile kontratı sona eren eski all-star Jeff Teague'ın de eklenmesiyle beraber kağıt üzerinde son derece potansiyelli bir takım olduklarını söylemek yanlış olmaz.

Açık havada NBA maçı oynanır mı?

Basketbolun salon sporu olması yanında, tarihteki ilk basketbol maçlarının açık havada oynandığını bilmekteyiz. Hatta yazı dizisini paylaşmakta olduğumuz Avrupa şampiyonalarının ilk zamanlarda yer yer açık havada yapıldığını biliyoruz. Peki günümüzde profesyonel basketbolun açık havada oynanma fikri kulağa nasıl geliyor? NBA'de normal sezon maçları salonlarda değil de açık havada oynansa nasıl olurdu? Buna taraftarın ve basketbolcuların tepkisi ne olurdu? 


Bu soru geçtiğimiz sezon Boston Celtics'in tekrar gündeme getirmesiyle bir kez daha sorgulanmış; fakat hayata geçirilememişti. Boston Celtics yönetimi normal sezon maçlarından birini Amerikan Futbolu maçlarının yapıldığı Fenway Park'ta oynamayı değerlendirmiş, hava muhalefetinden minimum düzeyde etkilenebilecek nisan ayının takvimi incelenmiş; fakat kolej futbol liginin sezon hazırlık maçları nedeniyle bu plan suya düşmüştü. 

Geçmişe baktığımızda ise açık havada oynanmış 4 NBA maçı görüyoruz. Bunlardan ilki 1972 pre-season maçlarında Porto Riko'da Phoenix Suns ve Milwakuee Bucks arasında oynanmış 116-103 Suns üstünlüğüyle sona ermişti. İkincisi ise 2008'de California Indian Wells Tennis Garden'da Phoenix Suns ve Denver Nuggets arasında oynanmış, soğuk hava ve rüzgarın etkisinin oldukça hissedildiği bu pre-season maçını 77-72 Nuggets kazanmıştı. Hava koşullarının etkisi, bu nedenle iki takımın toplamda 3/27'lik bir üç sayı isabeti yakalamış olması (ki Nuggets'ın serbest atış yüzdesi bile %50 civarındaydı) açık havada basketbol oynanması tezinin sorgulanmasına yol açarken, açık havadaki diğer iki maç 2009'da Phoenix Suns - Golden State Warriors arasında ve 2011'de Phoenix Suns ve Dallas Mavericks arasında oynandı. 

22 Temmuz 2017 Cumartesi

Kyrie Irving hangi takıma gidecek?

NBA'de son günlerin; hayır hayır, sadece son günlerin değil, yaz döneminin en dikkat çekici gelişmesi Kyrie Irving'in Cavaliers'tan takasını istemesiydi. Artık LeBron James'in gölgesinde basketbol oynamak istemediğini açıklayan Irving, Cavs yönetimine takımdan ayrılmak istediğini belirtmiş ve takas yoluyla başka bir takıma gönderilmesini talep etmişti. Şimdi ise NBA gündemi Kyrie Irving'in takas senaryolarıyla meşgul. 


Peki Kyrie Irving 2017-2018 sezonunda hangi takımın formasını giyecek? Ortada birkaç senaryo olmakla birlikte bana en makul gelen senaryo Goran Dragic - Irving takası gözüküyor. Birbirine oldukça yakın kontrata sahip iki oyun kurucunun takasından (ki Heat'in salary cap hesapları dahilinde $2M civarında bir kontratı daha Cavaliers'a vermesi gerekiyor) her ne kadar Heat daha karlı çıkacak gibi gözükse de, Cavaliers'ta takım içindeki liderlik probleminin çözülmesi onlar için de önemli bir artı olacak. Dolayısıyla Cavs yönetiminin de bu takasa oldukça sıcak bakacağını düşünüyorum. 

Trabzonspor'un Brady Heslip hamlesi

Bu hafta Basketbol Süper Ligi'nde bana göre en dikkat çekici transfer haberlerinden biri Trabzonspor Medical Park'ın Brady Heslip transferiydi. Her ne kadar kariyerinde çok dikkat çekici ve transfer sezonunda peşinden koşulan bir isim olmasa da, üç sayı çizgisinden performansıyla ciddi bir skor tehditi olan Heslip'in transferi bordo mavililer için son zamanların belki de en yerinde hamlesiydi. Şutu hazırla, gerisini düşünme denilebilecek bir oyuncu olan Heslip, hızlı oyunu düşünen ve skor üretimine öncelik veren takımlar için ideal bir seçim.

Tanımayanlar için Heslip'i kısaca tanıtacak olursak... 3 sezonluk Baylor College kariyerindeki 10.2 sayı ve %44'lük üç sayı isabeti ardından 2014 NBA Draft'ına giren Heslip herhangi bir takım tarafından seçilemeyerek Development League yolunu tuttu. İlk iki maçında 78 sayı ve 20 üç sayı isabeti kaydederek dikkatleri üzerine çeken Heslip sezon içinde bir maçta 13 üç sayı isabetiyle tüm zamanların rekorunu da eline geçirdi. Dikkat çeken performansıyla sezon ortasında Igokea'ya transfer olan Heslip (bu dönemde Banvit'i reddetmişti), burada da ligde 18.3 (%46 3 sayı), Adriyatik Ligi'nde ise 23.7 sayı ortalamarı tutturdu. 2015-16 sezonunda İtalyan Cantu takımına transfer olan ve ligi 12.7, FIBA-Europe Cup'ı ise 16.9 sayı ortalamalarıyla kapatan Heslip, geçtiğimiz sezonu da Toronto Raptors'ın NBA Development League takımında 16 sayı - 2.9 asist ve %42'lik üç sayı yüzdesiyle tamamladı. Bu yaz da NBA Summer League'te Chicago Bulls formasıyla 9.6 sayı ve %42 üç sayı yüzdesiyle dikkat çeken Heslip, birkaç gün önce Trabzonspor Medikal Park ile anlaştı. 

20 Temmuz 2017 Perşembe

Basketbol Süper Ligi'nde En çok Gelişme Kaydeden Genç Oyuncular

Sitemizde Basketbol Süper Lig’inde en çok gelişim kaydeden genç oyuncular konulu bir anket yapmıştık. Ben de kendimce geçtiğimiz sezon ligde en çok gelişim gösteren oyunculardan bazılarının performansını ele alacağım.


Öncelikle 1997 doğumlu Furkan Korkmaz’dan başlayalım. Sezona Perasovic yönetimdeki Anadolu Efes’te başlayan ve sadece gazozuna oynanan lig maçlarında süre bulabilen yıldız adayı 2 numara bir türlü koçun gözüne giremeyince geçtiğimiz yıllara göre bilhassa THY Euroleague arenasına çok daha az süre aldı. Sezon ortasında Banvit’e Can Maxim Mutaf karşılığında gönderilen Furkan Korkmaz burada gerek FIBA Şampiyonlar Ligi gerekse Spor Toto Basketbol Süper Lig’inde bambaşka bir grafik sergiledi. Öyle ki sezon ortasında oynamaya başladığı FIBA şampiyonlar liginde turnuvanın en değerli genç oyuncusu seçildi.
Bu noktada dönüp dolaşıp aynı şeyleri söylemek istemiyorum fakat ülkemizde yetenekli genç oyunculara maalesef gereken değer verilmiyor. Daha doğru ifade etmek gerekirse 17-18 yaşlarında genç herhangi oyuncu sahada olumlu işler ortaya koyduğunda birdenbire yıldız olarak lanse ediliyor. Bu da oyuncunun ya ben artık oldum havasına girmesine ya da baskı altında ezilerek rotasyonda kaybolmasına vesile oluyor. Nitekim Furkan örneğinde bu baskının oldukça yoğun olduğunu düşünüyorum. Tabii Furkan özelinde Anadolu Efes macerası düşünüldüğünde koç Perasovic’ın bir türlü rotasyonda istikrarı yakalayamamasının da payı büyük. Bu da ayrı bir yazının konusu olsun.

19 Temmuz 2017 Çarşamba

Furkan'ı NBA'den neden çağırırız?

Hani bazen soruyoruz ya, altyapıda nerede hata yapıyoruz diye... Cevaplardan biri de mutlaka, yaş kategorilerinde kazanılan göstermelik başarılar ya da başarı kazanma çabasıyla oyuncu gelişiminden öte şeylerin ön plana çıkarılması oluyor. Teknik ekibin, kulüp yönetimi ya da federasyon yöneticilerinin kalıcı olmayan başarı odaklı hamlelerinin zaman zaman oyunculara olumsuz yansıması, zaman zaman ise onların gelişimlerini ya da önündeki fırsatları engellemesi belki takım, antrenör ya da federasyon için geçici başarılar getirse de, oyuncunun geleceği için bir artı yazmıyor. 


Bugünlerde basketbol medyasını en çok meşgul eden isimlerden biri olan Furkan Korkmaz'ın başarılı NBA Summer League performansını hepimiz biliyoruz. Takımı Philadelphia 76ers ile başarılı maçlar çıkaran Furkan, federasyonun talebi ve takımının da anlayış göstermesiyle U20 Avrupa Şampiyonası'nda milli formayı giydi. Hali hazırda devam etmekte olan U20 Avrupa Şampiyonası'nda Ümit Millilerimiz madalya hedefiyle gitmelerine rağmen beklentinin altında kalarak bugün Almanya'ya yenildiler ve ilk sekize giremeyerek madalyanın uzağında kaldılar. Furkan Korkmaz ise takıma sonradan katılıp iki maçta forma giyerken, 7.5 sayı - 3.5 ribaunt - 2 asist ortalamalarıyla mücadele etti. 

Ginobili: Efsane Devam Dedi

Arjantinli yaşayan basketbol efsanesi 39 yaşındaki Emanuel David  Ginóbili -bilinen ismiyle Manu Ginobili- geçtiğimiz günlerde Amerikan basınında çıkan habere göre kariyerine San Antonio Spurs formasıyla bir yıl daha devam edecek.


Ginobili'nin NBA kariyeri incelendiğinde öyle ağam şahım istatistikleri bulunmuyor. 1977 doğumlu basketbolcu 25 yaşında adım attığı NBA kariyerinde en verimli sezonunu 2007-2008 yılında 30 yaşındayken yaşadı. O sezonu 19,5 sayı 4,5 ribaunt ve 4,8 asist ortalamalarıyla noktalayan skorer guard belki de kariyerinde onlarca sakatlıkla boğuşmayıp sağlıklı kalabilse ve oynadığı oyunla Avrupa'yı salladığı dönemlerde NBA olan diğer Avrupalı oyuncular bu ligde tutunabilmiş olsa bugün Dirk Nowitzki'yi istatistiksel olarak da geride  bırakmış bir efsane haline gelebilirdi. 

15 Temmuz 2017 Cumartesi

Furkan Korkmaz durdurulamıyor

Milli basketbolcumuz Furkan Korkmaz NBA Summer League'teki başarılı performansını dün gece de sürdürdü. Philadelphia 76ers'ın Chicago Bulls karşısında 82-99 yenildiği karşılaşmada 22 sayı - 8 ribaunt ile mücadele eden Furkan, yenilgiye engel olamasa da takımının en skorer ismi oldu. Genç yıldızımız böylece Yaz Ligi'nde dikkat çekmeye devam ederken, normal sezondaki forma şansını da arttırdı. 


26 dakika sahada kalarak 76ers'ta en fazla süre bulan oyuncu olan milli basketbolcumuz 4/9 üç sayı 9/16 da saha için isabet kaydetti. Bunlar yanında 8 ribaunt - 2 asist ve 1 de top çalma ile oynayan Furkan, böylece Sixers'ın en skorer ismi oldu. Sixers'ta Furkan'ın dış şutlardaki etkinliğine ayak uydurabilen bir isim çıkmazken, Bulls'ta Brady Heslip'in 8/15 üç sayı isabetiyle kaydettiği 28 sayı galibiyetin anahtarı oldu. 

FIBAU20 Europe Canlı Yayın

Ümit Milli Basketbol Takımımızın Avrupa Şampiyonası'nda oynadığı maçları bu linkten takip edebilirsiniz...

Başarılar Milli Takım!


Önceki maçlara da aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz. 




11 Temmuz 2017 Salı

Hawks'ta rookie John Collins umut veriyor


Biz henüz haftasonu bu sayfada Atlanta Hawks pota altı ile ilgili belirsizliklere değinmişken, NBA Summer League maçlarında rookie John Collins'in performansı Hawks boyalı bölgesinin geleceği için umut ışığı yaktı. Bu seneki draftta ilk tur 19. sıradan seçilen Collins bir önceki gün Atlanta Hawks'ın New Orleans Pelicans'ı 84-82 mağlup ettiği maçta 9/11 saha içi isabetiyle 22 sayı kaydetmiş, 10 da ribaunt çekmişti. Collins dün gece de Chicago Bulls karşısında alınan 75-55'lik galibiyette 15 sayı - 11 ribaunt - 2 blokla yine double-double yaparken, bu sezon pota altındaki bir forma için önemli bir aday olduğunu gösterdi. Transferde henüz pota altı rotasyonunda son noktayı koymamış olan Hawks'ın Collins'in Summer League performansı sonrası transfer politikasında değişikliğe gitmesi oldukça olası gözüküyor. 

9 Temmuz 2017 Pazar

#1 Draft Fultz sakatlandı 76ers Furkan'la geri döndü

NBA'de Philadelphia 76ers ile anlaşan ve Summer League'te ikinci maçına çıkan milli basketbolcumuz Furkan Korkmaz sabaha karşı 76ers'ın Golden State Warriors'u 95-93 yendiği maçta kaydettiği 15 sayı ile takımının en skorer ismi oldu. Bu yılki NBA Draft'larında 1 numaradan seçilen Markelle Fultz'un üçüncü çeyrekte sakatlanması sonrası başarılı bir hücum performansı sergileyen Furkan, kritik anlardaki üçlükleriyle de 76ers'ın 10 sayı geriden gelip maçı kazanmasında önemli rol oynadı.


Furkan karşılaşmayı 3/6 üç sayı, 5/9 saha içi ve 2/3 serbest atış isabetiyle 15 sayıda tamamlarken, 4 ribaunt, 2 asist ve 2 de top çalma yaparak başarılı bir gün geçirdi. 27 dakikayla takımın aynı zamanda en fazla süre alan ismi de olan başarılı genç oyuncumuz, bu performansını önündeki maçlarda da sürdürdüğü takdirde yeni sezonda formayı kapma yolunda önemli avantaj elde edecektir. 

Lonzo Ball'dan ilk triple-double

Dün NBA Summer League'deki ilk maçında çember döverek hayal kırıklığı yaratan Lonzo Ball, bu geceki performansıyla Lakers taraftarlarının gönlünü aldı ve gelecek için ümit verdi. Los Angeles Lakers'ın Boston Celtics ile oynadığı maçta 1/5 üç sayı ve 5/13 saha içi isabetiyle skor performansı yönünden vasat denebilecek bir akşam geçiren Ball 11 sayı ile takımının 81-86'lık yenilgisine engel olamasa da, yaptığı 11 asist ve aldığı 11 ribauntla çok yönlü bir basketbol sahaya koyup triple-double yaptı. 


Lonzo Ball'un triple-double yaptığı gecede, Lakers'ın 27nci sıradan draft ettiği forvet Kyle Kuzma da 5/10 üç sayı isabeti ve 31 sayı - 9 ribaunt ile karşılaşmanın en skoreri olurken, Celtics tarafında ise 3 numaradan seçtikleri Jayson Tatum'un performansı dikkat çekti. Tatum 9/19 saha içi isabetiyle 27 sayı kaydedip Celtics'in en skorer ismi olurken, 11 de ribaunt alarak double-double yaptı. 

8 Temmuz 2017 Cumartesi

Hawks pota altı kimlere emanet?

NBA'de geçtiğimiz sezon Doğu Konferans'ını beşinci sırada tamamlayıp, Play-Off ilk turunda Wizards'a 3-1 ile elenen Atlanta Hawks'ta yeni sezon kadrosunun nasıl şekilleneceği merak konusu. Geçtiğimiz sezonki kadrodan Dwight Howard ve Paul Millsap gibi önemli pota altı oyuncularıyla yollarını ayıran Hawks'ın bu sezon boyalı bölgeyi kimlere emanet edeceği sorusu henüz yanıtını bulmuş değil. 


Pota altındaki iki etkili isimden Dwight Howard'ın Hornets'a takası ve Paul Millsap'in kontratının uzatılmaması sonrası henüz Kris Humphries ve Ersan İlyasova'yla da kontrat yenilenmemesi - ki Ersan'a yenilenmeyeceği konusunda söylentiler dolaşıyor, muhtemelen 1-2 güne netleşir) Atlanta ekibinin uzun rotasyonu konusundaki belirsizliğin artmasına neden oldu. Kontrat yenileneceği açıklanan Mike Muscala ve Howard takasında takıma katılan Miles Plumlee'nin Howard'ın yerini doldurma yönünde yetersiz kalacağı düşünülürse, geriye rookie sezonunda fazla forma şansı bulamayan Diamond Stone ve 2017 Draft'ı 19ncu sıra pick'i John Collins kalıyor. Bu isimlerden Collins'in kolejdeki son sezonundaki 19.2 sayı - 9.8 ribaunt - 1.6 blok istatistiklerini NBA'ye ne ölçüde taşıyacağı soru işareti ve daha çok 4 numaraya uygun oyun stili, pivot pozisyonunda Plumlee & Muscala ikilisinden birini öne çıkarırken, 4 numarada da Collins'in yanında Ersan ya da Humphries ikilisinden birinin rotasyonu oluşturabileceğini düşündürüyor. 

Lonzo Ball ilk maçında çember dövdü

Bu seneki NBA draftlarının iki numaralı seçimi ve draft öncesinde de babası sayesinde oldukça ilgi odağı olmuş Lonzo Ball'un Yaz Ligi'ndeki ilk maçı hayal kırıklığı yarattı. Las Vegas Summer League'te Los Angeles Lakers formasıyla ilk maçına çıkan Ball Los Angeles Clippers karşısında alınan 93-96'lık uzatma yenilgisinde 1/11 üç sayı ve 2/15 saha içi isabetiyle beklentilerin altında kaldı. 32 dakika sahada kalan Ball karşılaşmayı 5 sayı - 5 asist - 4 ribaunt ile tamamlayabildi. 


İlk maçında kendisinden beklenen skor katkısının oldukça altında kalan Lonzo Ball, şutları kaçırdıkça geri adım atmadan denemeye devam etti. Maç sonunda skoru dengeleme çabasıyla denedikleri de dahil olmak üzere 1 isabetli üçlüğe karşı 10 tanesini de kaçıran Ball, saha içi oyun görüşü olarak ise ümit verdi. Karşılaşmayı 5 asistle tamamlayan Ball'un normal bir oyun kurucuya göre erken bir zamanlamayla attığı pasları, takıma alıştıkça daha etkili olacağa benzerken, ikili sıkıştırma geldiği pozisyonlarda boş adamı bulmaktaki başarısı önümüzdeki sezonda Lakers şutörleri için olumlu bir haberdi. Yine de kolej kariyerine baktığımda UCLA'de de üç sayılık atışa eğilimi iki sayılıktan fazla olan Ball'un (son sezonda maç başına 4.1 iki sayı, 5.4 üç sayı denemesi) NCAA basketboluna oranla daha geriden atmak zorunda olduğu üç sayılık atışlarında istikrarı yakalamasının kendi oyun ritmi açısından oldukça hayati olduğunu düşünüyorum. Zira P&R oyunları sonrası bile penetre etmek pek fıtratında olmayan Ball'un NBA'de beklentileri karşılaması için bu özelliklerini ekstradan geliştirmesi gerekecek. 

7 Temmuz 2017 Cuma

Anadolu Efes 2016/17 THY Euroleague fikstürü


1.maç: Anadolu Efes - Real Madrid 12 Ekim 2017
2.maç: Valencia Basket - Anadolu Efes 20 Ekim 2017 
3.maç: Fenerbahce Dogus Istanbul - Anadolu Efes 25 Ekim 2017
4.maç: Anadolu Efes - CSKA Moscow 27 Ekim 2017 
5.maç: Anadolu Efes - Unicaja Malaga 3 Kasım 2017 
6.maç: FC Barcelona Lassa- Anadolu Efes 9 Kasım 2017
7.maç: Maccabi Tel Aviv - Anadolu Efes 14 Kasım 2017 
8.maç: Anadolu Efes - Panathinaikos Superfoods Athens 16 Kasım 2017
9.maç: Zalgiris Kaunas - Anadolu Efes 23 Kasım 2017 
10.maç: Anadolu Efes - EA7 Emporio Armani Milan 30 Kasım 2017

Fenerbahçe Doğuş 2016/17 THY Euroleague fikstürü


1. maç: Unicaja Malaga - Fenerbahçe Doğuş 12 Ekim 2017
2. maç: EA7 Emporio Armani Milan - Fenerbahçe Doğuş   19 Ekim 2017
3. maç: Fenerbahçe Doğuş - Anadolu Efes Istanbul 25 Ekim 2017 
4. maç: Panathinaikos Superfoods Athens - Fenerbahçe Doğuş   27 Ekim 2017
5. maç: Fenerbahçe Doğuş - Valencia Basket 2 Kasım 2017 
6. maç: Brose Bamberg - Fenerbahçe Doğuş   10 Kasım 2017 
7. maç: Fenerbahçe Doğuş - Olympiacos Piraeus 15 Kasım 2017 
8. maç: CSKA Moscow - Fenerbahçe Doğuş   17 Kasım 2017 
9. maç: Fenerbahçe Doğuş - Khimki Moscow Region 24 Kasım 2017
10. maç: Baskonia Vitoria Gasteiz - Fenerbahçe Doğuş   30 Kasım 2017 

6 Temmuz 2017 Perşembe

Nicolo Melli sadece Fener'e sıfır çekti

Son günlerde basketbol medyasının en çok konuştuğu isimlerden olan Nicolo Melli'nin Fenerbahçe Doğuş ile anlaştığı yolundaki duyumlar giderek artarken, henüz Fenerbahçe'den resmi bir açıklama yapılmış değil. Başarılı İtalyan basketbolcunun Brose Bamberg formasıyla son iki sezondaki performansı hem NBA hem de Euroleague takımlarının dikkatini çekerken, Melli'nin bir özelliği daha Fenerbahçe'ye olan transferiyle ilgili ilginç bir tesadüf olarak dikkat çekiyor. 


Emporio Armani Milan'dayken aldığı dakikalar ve skor katkısı olarak daha sıradan bir oyuncu olan Melli, bilindiği üzere 2 sezon önce katıldığı Brose Bamberg takımıyla birlikte yükselişe geçmiş ve hem süre hem de skorunu nereydeyse iki katına çıkarmıştı. Melli  bu iki sezonda Alman ekibiyle çıktığı Euroleague maçlarında 9.2 ve 11.5 sayı ortalamaları yakalarken, iki sezon boyunca sayı atamadığı tek maçın Fenerbahçe ile oynanan maç olması ise ilginç bir tesadüf oldu. 2015-16 sezonunda 23, 2016-17 sezonunda ise 30 maçta yer alan Melli bu 53 maçın 52'sinde sayı bulurken, sadece 16 martta Bamberg'te oynanan ve 78-83 kaybettikleri Fenerbahçe maçında süre bulamadı. Melli bu maçta 27 dakika sahada kalmış 0/4 ikilik, 0/2 üçlük ile şut atmış ve sayı kaydedememişti. 

2 Temmuz 2017 Pazar

Eurobasket 2013: Parker'lı Fransa zirvede

Slovenya'da gerçekleşen 38.Avrupa Basketbol Şampiyonası, şampiyonalar tarihinin en sönük turnuvalarından biri olarak kayıtlara geçti. Ev sahipliği için olası diğer aday ülkelerin birer birer adaylıktan çekilmesi sonrası tek aday olarak ev sahipliğini alan Slovenya'da 24 takımın katılımıyla gerçekleşen turnuva Gasol, Nowitzki, Teodosic, Kirilenko ve Navarro başta olmak üzere sakatlık ya da dinlenme nedeniyle milli takımlardan affını isteyen yıldızların yokluğunda gerçekleşti. 


Özellikle ilk turda basketbolseverler sürpriz sonuçlar izlerlerken, Ukrayna, Belçika, Letonya; yaptıkları iyi başlangıçla Almanya, İsrail, Bosna Hersek, Makedonya gibi takımları geride bırakarak ilk 12 takım arasına girme başarısı gösterdiler. Bir önceki turnuvanın flaş ekibi Finlandiya da milli takımımızın da bulunduğu grupta sadece İtalya'ya yenerek ikinci oldu ve bir üst tura yükseldi. 12 Dev (!) Adam ise İtalya, Finlandiya ve Yunanistan'ın tur atladığı grupta İsveç'in ardında beşinci olup sadece Rusya'yı geride bırakarak henüz ilk turda şampiyonaya veda etti. İkinci turda ise Yunanistan beklenmedik şekilde grup sonuncusu olarak turnuva dışı kalırken, son maçlara girerken çoklu ihtimallerin konuşulduğu grupta Hırvatistan, Slovenya, İtalya ve İspanya dörtlüsü Finlandiya'nın önünde çeyrek finalist oldular. 

1 Temmuz 2017 Cumartesi

Sinan Güler üzerinden prim yapmak

Ezeli rakipler arasındaki transferler genelde gündem yaratır. Birkaç sezon milyonların peşinden koştuğu isimler, bir imzayla önceki sezonlarda en büyük rakiplerinin formasını giymeye başlar, kendisini destekleyen taraftarların karşısına çıkarlar. Zaman zaman eski evlerine döndüklerinde alkışlansalar da, genelde tepki çeken ve taraftarların iyi reaksiyon göstermediği buluşmalardır bunlar. Güvendikleri, özel kabul ettikleri isimleri ezeli rakiplerine kaybeden taraftarların tepkisi bir ölçüye kadar kabul edilebilir olsa da, bu tepkiler sahaya, sahada omuz omuza mücadele eden isimlerin arasındaki ilişkilere yansırsa işin şekli biraz değişir. Nasıl mı değişir? Hiç şık olmaz, hatta yakışıksız olur.


Mevzuyu anlatmaya gerek yok, Sinan Güler'in Galatasaray'dan Fenerbahçe'ye malum transferi... 2013/14 sezonuyla birlikte Galatasaray forması giymeye başlamış ve sarı kırmızı formayla kaptanlığa kadar yükselmiş Sinan Güler, Galatasaray'daki bütçe kısıntısıyla beraber takımdan kopanlar kervanına katıldı. Galatasaray'ın ezeli rakibi Fenerbahçe'yle anlaşan Sinan Güler'e taraftardan yoğun tepkiler gelmekle birlikte, son günlerde olay parkeye de yansıdı. Kim kime ne demiş, ne tweet atmış bunun tartışmasında haklı taraf kim demektense farklı bir bakış açısından yaklaşalım mevzuya...

NBA'de Lokavt var! Yıldızlar Eurobasket'te

37. Avrupa Erkekler Basketbol Şampiyonası Litvanya'nın ev sahipliğinde yapıldı. Başlangıçta 16 takımla yapılacağı açıklanan ve eleme maçları buna göre yapılan turnuvanın elemeleri sonucu Bosna Hersek, İtalya, Polonya gibi ülkeler finaller vizesi alamamıştı. Fakat elemelerin sonuçlanmasından bir hafta sonrasında FIBA'nın aldığı bir kararla finallere katılacak takım sayısı 24'e çıkarıldı. Böylece İtalya üst üste iki kez finallere katılamama başarısızlığından kurtulurken, elemelere katılan takım sayısının yarısından fazlası final vizesi almış oldu. Eş zamanlı olarak devam eden NBA lokavtı ise NBA patentli isimlerin şampiyonaya odaklanmasını ve katılan kadroların kalitesinin artmasını sağladı. 


Takım sayısının artmasıyla turnuva sistemi de değişti. 6'lı ilk tur gruplarında ilk 3 sırayı alan takımlar ikinci tur gruplarını oluştururken, bu gruplarda da ilk 4 sırayı alan takımlar çeyrek finale yükseldiler. Artan takım sayısıyla birlikte her ülkeye kadrosunda bir devşirme oyuncu bulundurma hakkı verildi, bu da dengelerin bir miktar değişmesini ve belki de turnuvadaki en büyük sürpriz olan Makedonya'nın başarısını beraberinde getirdi. Takım sayısının artması aynı zamanda tribünlere de hareket getirdi. Finallere çok sık katılma şansı bulamayan ülkelerin taraftarları ki, Finlandiya ve Gürcistan bu ülkelerin başında gelmekteydi, tribünlerde oldukça renkli görüntüler sergilediler. Öyle ki, Finlandiya bu sayede Avrupa 9.su olmasına rağmen Dünya Şampiyonası için Wild Card elde etmeyi başardı.