24 Temmuz 2017 Pazartesi

Gözler Carmelo Anthony'nin üzerinde

NBA'de transfer piyasası ve dedikoduları oldukça aktif saatler geçirmemize neden oluyor. Kyrie Irving'in takas talebinin etkisi henüz geçmeden, şimdi de Carmelo Anthony'nin kısa bir süre içinde bir takasla Knicks'ten ayrılması neredeyse kesinleşti gibi. Tek belirsiz nokta Anthony'nin hangi takıma katılacağı. Bu konuda da çeşitli dedikodular mevcut. 


En aktif dedikodular New York Knicks - Houston Rockets takası yönünde. Rockets'ın Paul - Harden ikilisine bir de Carmelo takviyesiyle tekrardan iddialı bir takım haline gelme hayali, Knicks'in Carmelo'nun kontratından kurtulmaya sıcak bakması iki takım arasındaki takası güçlü bir opsiyon haline getirirken, Salary Cap hesapları nedeniyle üç ya da dörtlü bir takas senaryosu izlememiz de oldukça olası gözüküyor. 

23 Temmuz 2017 Pazar

NBA’de Yaz Döneminin Öne Çıkan Takımları: Minnesota Timberwolves


NBA’de geride bıraktığımız sezon düşünüldüğünde rekabet ve heyecan bakımından oldukça düşük geçen bir yılı geride bıraktık. Öyle ki son 3 yılda finallerin adı değişmedi ve NBA play-off’larında ilk kez bir takım maç dahi kaybetmeden NBA finallerine ulaştı.

Böylelikle yaz döneminin gerek bu heyecan düşüklüğü gerekse yeni yayın anlaşmasının getirisiyle yükselen maaş skalası sayesinde hareketli geçeceğini öngörmek mümkündü. Nitekim şu ana kadar gerçekleşen takaslar ve takım değiştiren oyuncular düşünüldüğünde NBA genelinde ve bilhassa vahşi batı konferansı özelinde şimdiden rekabetin daha da arttığını söylemek yanlış olmaz.

Bu yazı dizisinde NBA batı konferansında yaz döneminde yaptıkları hamleler neticesinde öne çıkan 4 takımı değerlendirmek istiyorum.

Minnesota Timberwolves kuşkusuz yaz dönemin en flaş takımlarından biriydi. Takım yaz döneminde koç Tom Thibodeau’nun Chicago Bulls dönemindeki eski öğrencilerinden Jimmy Butler ve Taj Gibson ikilisini kadroya katmayı başardı. Wolves’un yetenek anlamında hali hazırda Andrew Wiggins ve Karl Anthony Towns gibi potansiyel yıldız adaylarına sahip oluşu düşünüldüğünde bu ikiliye eklenen Taj Gibson, Jimmy Butler yanı sıra Indiana Pacers ile kontratı sona eren eski all-star Jeff Teague'ın de eklenmesiyle beraber kağıt üzerinde son derece potansiyelli bir takım olduklarını söylemek yanlış olmaz.

Açık havada NBA maçı oynanır mı?

Basketbolun salon sporu olması yanında, tarihteki ilk basketbol maçlarının açık havada oynandığını bilmekteyiz. Hatta yazı dizisini paylaşmakta olduğumuz Avrupa şampiyonalarının ilk zamanlarda yer yer açık havada yapıldığını biliyoruz. Peki günümüzde profesyonel basketbolun açık havada oynanma fikri kulağa nasıl geliyor? NBA'de normal sezon maçları salonlarda değil de açık havada oynansa nasıl olurdu? Buna taraftarın ve basketbolcuların tepkisi ne olurdu? 


Bu soru geçtiğimiz sezon Boston Celtics'in tekrar gündeme getirmesiyle bir kez daha sorgulanmış; fakat hayata geçirilememişti. Boston Celtics yönetimi normal sezon maçlarından birini Amerikan Futbolu maçlarının yapıldığı Fenway Park'ta oynamayı değerlendirmiş, hava muhalefetinden minimum düzeyde etkilenebilecek nisan ayının takvimi incelenmiş; fakat kolej futbol liginin sezon hazırlık maçları nedeniyle bu plan suya düşmüştü. 

Geçmişe baktığımızda ise açık havada oynanmış 4 NBA maçı görüyoruz. Bunlardan ilki 1972 pre-season maçlarında Porto Riko'da Phoenix Suns ve Milwakuee Bucks arasında oynanmış 116-103 Suns üstünlüğüyle sona ermişti. İkincisi ise 2008'de California Indian Wells Tennis Garden'da Phoenix Suns ve Denver Nuggets arasında oynanmış, soğuk hava ve rüzgarın etkisinin oldukça hissedildiği bu pre-season maçını 77-72 Nuggets kazanmıştı. Hava koşullarının etkisi, bu nedenle iki takımın toplamda 3/27'lik bir üç sayı isabeti yakalamış olması (ki Nuggets'ın serbest atış yüzdesi bile %50 civarındaydı) açık havada basketbol oynanması tezinin sorgulanmasına yol açarken, açık havadaki diğer iki maç 2009'da Phoenix Suns - Golden State Warriors arasında ve 2011'de Phoenix Suns ve Dallas Mavericks arasında oynandı. 

22 Temmuz 2017 Cumartesi

Kyrie Irving hangi takıma gidecek?

NBA'de son günlerin; hayır hayır, sadece son günlerin değil, yaz döneminin en dikkat çekici gelişmesi Kyrie Irving'in Cavaliers'tan takasını istemesiydi. Artık LeBron James'in gölgesinde basketbol oynamak istemediğini açıklayan Irving, Cavs yönetimine takımdan ayrılmak istediğini belirtmiş ve takas yoluyla başka bir takıma gönderilmesini talep etmişti. Şimdi ise NBA gündemi Kyrie Irving'in takas senaryolarıyla meşgul. 


Peki Kyrie Irving 2017-2018 sezonunda hangi takımın formasını giyecek? Ortada birkaç senaryo olmakla birlikte bana en makul gelen senaryo Goran Dragic - Irving takası gözüküyor. Birbirine oldukça yakın kontrata sahip iki oyun kurucunun takasından (ki Heat'in salary cap hesapları dahilinde $2M civarında bir kontratı daha Cavaliers'a vermesi gerekiyor) her ne kadar Heat daha karlı çıkacak gibi gözükse de, Cavaliers'ta takım içindeki liderlik probleminin çözülmesi onlar için de önemli bir artı olacak. Dolayısıyla Cavs yönetiminin de bu takasa oldukça sıcak bakacağını düşünüyorum. 

Trabzonspor'un Brady Heslip hamlesi

Bu hafta Basketbol Süper Ligi'nde bana göre en dikkat çekici transfer haberlerinden biri Trabzonspor Medical Park'ın Brady Heslip transferiydi. Her ne kadar kariyerinde çok dikkat çekici ve transfer sezonunda peşinden koşulan bir isim olmasa da, üç sayı çizgisinden performansıyla ciddi bir skor tehditi olan Heslip'in transferi bordo mavililer için son zamanların belki de en yerinde hamlesiydi. Şutu hazırla, gerisini düşünme denilebilecek bir oyuncu olan Heslip, hızlı oyunu düşünen ve skor üretimine öncelik veren takımlar için ideal bir seçim.

Tanımayanlar için Heslip'i kısaca tanıtacak olursak... 3 sezonluk Baylor College kariyerindeki 10.2 sayı ve %44'lük üç sayı isabeti ardından 2014 NBA Draft'ına giren Heslip herhangi bir takım tarafından seçilemeyerek Development League yolunu tuttu. İlk iki maçında 78 sayı ve 20 üç sayı isabeti kaydederek dikkatleri üzerine çeken Heslip sezon içinde bir maçta 13 üç sayı isabetiyle tüm zamanların rekorunu da eline geçirdi. Dikkat çeken performansıyla sezon ortasında Igokea'ya transfer olan Heslip (bu dönemde Banvit'i reddetmişti), burada da ligde 18.3 (%46 3 sayı), Adriyatik Ligi'nde ise 23.7 sayı ortalamarı tutturdu. 2015-16 sezonunda İtalyan Cantu takımına transfer olan ve ligi 12.7, FIBA-Europe Cup'ı ise 16.9 sayı ortalamalarıyla kapatan Heslip, geçtiğimiz sezonu da Toronto Raptors'ın NBA Development League takımında 16 sayı - 2.9 asist ve %42'lik üç sayı yüzdesiyle tamamladı. Bu yaz da NBA Summer League'te Chicago Bulls formasıyla 9.6 sayı ve %42 üç sayı yüzdesiyle dikkat çeken Heslip, birkaç gün önce Trabzonspor Medikal Park ile anlaştı. 

20 Temmuz 2017 Perşembe

Basketbol Süper Ligi'nde En çok Gelişme Kaydeden Genç Oyuncular

Sitemizde Basketbol Süper Lig’inde en çok gelişim kaydeden genç oyuncular konulu bir anket yapmıştık. Ben de kendimce geçtiğimiz sezon ligde en çok gelişim gösteren oyunculardan bazılarının performansını ele alacağım.


Öncelikle 1997 doğumlu Furkan Korkmaz’dan başlayalım. Sezona Perasovic yönetimdeki Anadolu Efes’te başlayan ve sadece gazozuna oynanan lig maçlarında süre bulabilen yıldız adayı 2 numara bir türlü koçun gözüne giremeyince geçtiğimiz yıllara göre bilhassa THY Euroleague arenasına çok daha az süre aldı. Sezon ortasında Banvit’e Can Maxim Mutaf karşılığında gönderilen Furkan Korkmaz burada gerek FIBA Şampiyonlar Ligi gerekse Spor Toto Basketbol Süper Lig’inde bambaşka bir grafik sergiledi. Öyle ki sezon ortasında oynamaya başladığı FIBA şampiyonlar liginde turnuvanın en değerli genç oyuncusu seçildi.
Bu noktada dönüp dolaşıp aynı şeyleri söylemek istemiyorum fakat ülkemizde yetenekli genç oyunculara maalesef gereken değer verilmiyor. Daha doğru ifade etmek gerekirse 17-18 yaşlarında genç herhangi oyuncu sahada olumlu işler ortaya koyduğunda birdenbire yıldız olarak lanse ediliyor. Bu da oyuncunun ya ben artık oldum havasına girmesine ya da baskı altında ezilerek rotasyonda kaybolmasına vesile oluyor. Nitekim Furkan örneğinde bu baskının oldukça yoğun olduğunu düşünüyorum. Tabii Furkan özelinde Anadolu Efes macerası düşünüldüğünde koç Perasovic’ın bir türlü rotasyonda istikrarı yakalayamamasının da payı büyük. Bu da ayrı bir yazının konusu olsun.

19 Temmuz 2017 Çarşamba

Furkan'ı NBA'den neden çağırırız?

Hani bazen soruyoruz ya, altyapıda nerede hata yapıyoruz diye... Cevaplardan biri de mutlaka, yaş kategorilerinde kazanılan göstermelik başarılar ya da başarı kazanma çabasıyla oyuncu gelişiminden öte şeylerin ön plana çıkarılması oluyor. Teknik ekibin, kulüp yönetimi ya da federasyon yöneticilerinin kalıcı olmayan başarı odaklı hamlelerinin zaman zaman oyunculara olumsuz yansıması, zaman zaman ise onların gelişimlerini ya da önündeki fırsatları engellemesi belki takım, antrenör ya da federasyon için geçici başarılar getirse de, oyuncunun geleceği için bir artı yazmıyor. 


Bugünlerde basketbol medyasını en çok meşgul eden isimlerden biri olan Furkan Korkmaz'ın başarılı NBA Summer League performansını hepimiz biliyoruz. Takımı Philadelphia 76ers ile başarılı maçlar çıkaran Furkan, federasyonun talebi ve takımının da anlayış göstermesiyle U20 Avrupa Şampiyonası'nda milli formayı giydi. Hali hazırda devam etmekte olan U20 Avrupa Şampiyonası'nda Ümit Millilerimiz madalya hedefiyle gitmelerine rağmen beklentinin altında kalarak bugün Almanya'ya yenildiler ve ilk sekize giremeyerek madalyanın uzağında kaldılar. Furkan Korkmaz ise takıma sonradan katılıp iki maçta forma giyerken, 7.5 sayı - 3.5 ribaunt - 2 asist ortalamalarıyla mücadele etti. 

Ginobili: Efsane Devam Dedi

Arjantinli yaşayan basketbol efsanesi 39 yaşındaki Emanuel David  Ginóbili -bilinen ismiyle Manu Ginobili- geçtiğimiz günlerde Amerikan basınında çıkan habere göre kariyerine San Antonio Spurs formasıyla bir yıl daha devam edecek.


Ginobili'nin NBA kariyeri incelendiğinde öyle ağam şahım istatistikleri bulunmuyor. 1977 doğumlu basketbolcu 25 yaşında adım attığı NBA kariyerinde en verimli sezonunu 2007-2008 yılında 30 yaşındayken yaşadı. O sezonu 19,5 sayı 4,5 ribaunt ve 4,8 asist ortalamalarıyla noktalayan skorer guard belki de kariyerinde onlarca sakatlıkla boğuşmayıp sağlıklı kalabilse ve oynadığı oyunla Avrupa'yı salladığı dönemlerde NBA olan diğer Avrupalı oyuncular bu ligde tutunabilmiş olsa bugün Dirk Nowitzki'yi istatistiksel olarak da geride  bırakmış bir efsane haline gelebilirdi. 

15 Temmuz 2017 Cumartesi

Furkan Korkmaz durdurulamıyor

Milli basketbolcumuz Furkan Korkmaz NBA Summer League'teki başarılı performansını dün gece de sürdürdü. Philadelphia 76ers'ın Chicago Bulls karşısında 82-99 yenildiği karşılaşmada 22 sayı - 8 ribaunt ile mücadele eden Furkan, yenilgiye engel olamasa da takımının en skorer ismi oldu. Genç yıldızımız böylece Yaz Ligi'nde dikkat çekmeye devam ederken, normal sezondaki forma şansını da arttırdı. 


26 dakika sahada kalarak 76ers'ta en fazla süre bulan oyuncu olan milli basketbolcumuz 4/9 üç sayı 9/16 da saha için isabet kaydetti. Bunlar yanında 8 ribaunt - 2 asist ve 1 de top çalma ile oynayan Furkan, böylece Sixers'ın en skorer ismi oldu. Sixers'ta Furkan'ın dış şutlardaki etkinliğine ayak uydurabilen bir isim çıkmazken, Bulls'ta Brady Heslip'in 8/15 üç sayı isabetiyle kaydettiği 28 sayı galibiyetin anahtarı oldu. 

FIBAU20 Europe Canlı Yayın

Ümit Milli Basketbol Takımımızın Avrupa Şampiyonası'nda oynadığı maçları bu linkten takip edebilirsiniz...

Başarılar Milli Takım!


Önceki maçlara da aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz. 




11 Temmuz 2017 Salı

Hawks'ta rookie John Collins umut veriyor


Biz henüz haftasonu bu sayfada Atlanta Hawks pota altı ile ilgili belirsizliklere değinmişken, NBA Summer League maçlarında rookie John Collins'in performansı Hawks boyalı bölgesinin geleceği için umut ışığı yaktı. Bu seneki draftta ilk tur 19. sıradan seçilen Collins bir önceki gün Atlanta Hawks'ın New Orleans Pelicans'ı 84-82 mağlup ettiği maçta 9/11 saha içi isabetiyle 22 sayı kaydetmiş, 10 da ribaunt çekmişti. Collins dün gece de Chicago Bulls karşısında alınan 75-55'lik galibiyette 15 sayı - 11 ribaunt - 2 blokla yine double-double yaparken, bu sezon pota altındaki bir forma için önemli bir aday olduğunu gösterdi. Transferde henüz pota altı rotasyonunda son noktayı koymamış olan Hawks'ın Collins'in Summer League performansı sonrası transfer politikasında değişikliğe gitmesi oldukça olası gözüküyor. 

9 Temmuz 2017 Pazar

#1 Draft Fultz sakatlandı 76ers Furkan'la geri döndü

NBA'de Philadelphia 76ers ile anlaşan ve Summer League'te ikinci maçına çıkan milli basketbolcumuz Furkan Korkmaz sabaha karşı 76ers'ın Golden State Warriors'u 95-93 yendiği maçta kaydettiği 15 sayı ile takımının en skorer ismi oldu. Bu yılki NBA Draft'larında 1 numaradan seçilen Markelle Fultz'un üçüncü çeyrekte sakatlanması sonrası başarılı bir hücum performansı sergileyen Furkan, kritik anlardaki üçlükleriyle de 76ers'ın 10 sayı geriden gelip maçı kazanmasında önemli rol oynadı.


Furkan karşılaşmayı 3/6 üç sayı, 5/9 saha içi ve 2/3 serbest atış isabetiyle 15 sayıda tamamlarken, 4 ribaunt, 2 asist ve 2 de top çalma yaparak başarılı bir gün geçirdi. 27 dakikayla takımın aynı zamanda en fazla süre alan ismi de olan başarılı genç oyuncumuz, bu performansını önündeki maçlarda da sürdürdüğü takdirde yeni sezonda formayı kapma yolunda önemli avantaj elde edecektir. 

Lonzo Ball'dan ilk triple-double

Dün NBA Summer League'deki ilk maçında çember döverek hayal kırıklığı yaratan Lonzo Ball, bu geceki performansıyla Lakers taraftarlarının gönlünü aldı ve gelecek için ümit verdi. Los Angeles Lakers'ın Boston Celtics ile oynadığı maçta 1/5 üç sayı ve 5/13 saha içi isabetiyle skor performansı yönünden vasat denebilecek bir akşam geçiren Ball 11 sayı ile takımının 81-86'lık yenilgisine engel olamasa da, yaptığı 11 asist ve aldığı 11 ribauntla çok yönlü bir basketbol sahaya koyup triple-double yaptı. 


Lonzo Ball'un triple-double yaptığı gecede, Lakers'ın 27nci sıradan draft ettiği forvet Kyle Kuzma da 5/10 üç sayı isabeti ve 31 sayı - 9 ribaunt ile karşılaşmanın en skoreri olurken, Celtics tarafında ise 3 numaradan seçtikleri Jayson Tatum'un performansı dikkat çekti. Tatum 9/19 saha içi isabetiyle 27 sayı kaydedip Celtics'in en skorer ismi olurken, 11 de ribaunt alarak double-double yaptı. 

8 Temmuz 2017 Cumartesi

Hawks pota altı kimlere emanet?

NBA'de geçtiğimiz sezon Doğu Konferans'ını beşinci sırada tamamlayıp, Play-Off ilk turunda Wizards'a 3-1 ile elenen Atlanta Hawks'ta yeni sezon kadrosunun nasıl şekilleneceği merak konusu. Geçtiğimiz sezonki kadrodan Dwight Howard ve Paul Millsap gibi önemli pota altı oyuncularıyla yollarını ayıran Hawks'ın bu sezon boyalı bölgeyi kimlere emanet edeceği sorusu henüz yanıtını bulmuş değil. 


Pota altındaki iki etkili isimden Dwight Howard'ın Hornets'a takası ve Paul Millsap'in kontratının uzatılmaması sonrası henüz Kris Humphries ve Ersan İlyasova'yla da kontrat yenilenmemesi - ki Ersan'a yenilenmeyeceği konusunda söylentiler dolaşıyor, muhtemelen 1-2 güne netleşir) Atlanta ekibinin uzun rotasyonu konusundaki belirsizliğin artmasına neden oldu. Kontrat yenileneceği açıklanan Mike Muscala ve Howard takasında takıma katılan Miles Plumlee'nin Howard'ın yerini doldurma yönünde yetersiz kalacağı düşünülürse, geriye rookie sezonunda fazla forma şansı bulamayan Diamond Stone ve 2017 Draft'ı 19ncu sıra pick'i John Collins kalıyor. Bu isimlerden Collins'in kolejdeki son sezonundaki 19.2 sayı - 9.8 ribaunt - 1.6 blok istatistiklerini NBA'ye ne ölçüde taşıyacağı soru işareti ve daha çok 4 numaraya uygun oyun stili, pivot pozisyonunda Plumlee & Muscala ikilisinden birini öne çıkarırken, 4 numarada da Collins'in yanında Ersan ya da Humphries ikilisinden birinin rotasyonu oluşturabileceğini düşündürüyor. 

Lonzo Ball ilk maçında çember dövdü

Bu seneki NBA draftlarının iki numaralı seçimi ve draft öncesinde de babası sayesinde oldukça ilgi odağı olmuş Lonzo Ball'un Yaz Ligi'ndeki ilk maçı hayal kırıklığı yarattı. Las Vegas Summer League'te Los Angeles Lakers formasıyla ilk maçına çıkan Ball Los Angeles Clippers karşısında alınan 93-96'lık uzatma yenilgisinde 1/11 üç sayı ve 2/15 saha içi isabetiyle beklentilerin altında kaldı. 32 dakika sahada kalan Ball karşılaşmayı 5 sayı - 5 asist - 4 ribaunt ile tamamlayabildi. 


İlk maçında kendisinden beklenen skor katkısının oldukça altında kalan Lonzo Ball, şutları kaçırdıkça geri adım atmadan denemeye devam etti. Maç sonunda skoru dengeleme çabasıyla denedikleri de dahil olmak üzere 1 isabetli üçlüğe karşı 10 tanesini de kaçıran Ball, saha içi oyun görüşü olarak ise ümit verdi. Karşılaşmayı 5 asistle tamamlayan Ball'un normal bir oyun kurucuya göre erken bir zamanlamayla attığı pasları, takıma alıştıkça daha etkili olacağa benzerken, ikili sıkıştırma geldiği pozisyonlarda boş adamı bulmaktaki başarısı önümüzdeki sezonda Lakers şutörleri için olumlu bir haberdi. Yine de kolej kariyerine baktığımda UCLA'de de üç sayılık atışa eğilimi iki sayılıktan fazla olan Ball'un (son sezonda maç başına 4.1 iki sayı, 5.4 üç sayı denemesi) NCAA basketboluna oranla daha geriden atmak zorunda olduğu üç sayılık atışlarında istikrarı yakalamasının kendi oyun ritmi açısından oldukça hayati olduğunu düşünüyorum. Zira P&R oyunları sonrası bile penetre etmek pek fıtratında olmayan Ball'un NBA'de beklentileri karşılaması için bu özelliklerini ekstradan geliştirmesi gerekecek. 

7 Temmuz 2017 Cuma

Anadolu Efes 2016/17 THY Euroleague fikstürü


1.maç: Anadolu Efes - Real Madrid 12 Ekim 2017
2.maç: Valencia Basket - Anadolu Efes 20 Ekim 2017 
3.maç: Fenerbahce Dogus Istanbul - Anadolu Efes 25 Ekim 2017
4.maç: Anadolu Efes - CSKA Moscow 27 Ekim 2017 
5.maç: Anadolu Efes - Unicaja Malaga 3 Kasım 2017 
6.maç: FC Barcelona Lassa- Anadolu Efes 9 Kasım 2017
7.maç: Maccabi Tel Aviv - Anadolu Efes 14 Kasım 2017 
8.maç: Anadolu Efes - Panathinaikos Superfoods Athens 16 Kasım 2017
9.maç: Zalgiris Kaunas - Anadolu Efes 23 Kasım 2017 
10.maç: Anadolu Efes - EA7 Emporio Armani Milan 30 Kasım 2017

Fenerbahçe Doğuş 2016/17 THY Euroleague fikstürü


1. maç: Unicaja Malaga - Fenerbahçe Doğuş 12 Ekim 2017
2. maç: EA7 Emporio Armani Milan - Fenerbahçe Doğuş   19 Ekim 2017
3. maç: Fenerbahçe Doğuş - Anadolu Efes Istanbul 25 Ekim 2017 
4. maç: Panathinaikos Superfoods Athens - Fenerbahçe Doğuş   27 Ekim 2017
5. maç: Fenerbahçe Doğuş - Valencia Basket 2 Kasım 2017 
6. maç: Brose Bamberg - Fenerbahçe Doğuş   10 Kasım 2017 
7. maç: Fenerbahçe Doğuş - Olympiacos Piraeus 15 Kasım 2017 
8. maç: CSKA Moscow - Fenerbahçe Doğuş   17 Kasım 2017 
9. maç: Fenerbahçe Doğuş - Khimki Moscow Region 24 Kasım 2017
10. maç: Baskonia Vitoria Gasteiz - Fenerbahçe Doğuş   30 Kasım 2017 

6 Temmuz 2017 Perşembe

Nicolo Melli sadece Fener'e sıfır çekti

Son günlerde basketbol medyasının en çok konuştuğu isimlerden olan Nicolo Melli'nin Fenerbahçe Doğuş ile anlaştığı yolundaki duyumlar giderek artarken, henüz Fenerbahçe'den resmi bir açıklama yapılmış değil. Başarılı İtalyan basketbolcunun Brose Bamberg formasıyla son iki sezondaki performansı hem NBA hem de Euroleague takımlarının dikkatini çekerken, Melli'nin bir özelliği daha Fenerbahçe'ye olan transferiyle ilgili ilginç bir tesadüf olarak dikkat çekiyor. 


Emporio Armani Milan'dayken aldığı dakikalar ve skor katkısı olarak daha sıradan bir oyuncu olan Melli, bilindiği üzere 2 sezon önce katıldığı Brose Bamberg takımıyla birlikte yükselişe geçmiş ve hem süre hem de skorunu nereydeyse iki katına çıkarmıştı. Melli  bu iki sezonda Alman ekibiyle çıktığı Euroleague maçlarında 9.2 ve 11.5 sayı ortalamaları yakalarken, iki sezon boyunca sayı atamadığı tek maçın Fenerbahçe ile oynanan maç olması ise ilginç bir tesadüf oldu. 2015-16 sezonunda 23, 2016-17 sezonunda ise 30 maçta yer alan Melli bu 53 maçın 52'sinde sayı bulurken, sadece 16 martta Bamberg'te oynanan ve 78-83 kaybettikleri Fenerbahçe maçında süre bulamadı. Melli bu maçta 27 dakika sahada kalmış 0/4 ikilik, 0/2 üçlük ile şut atmış ve sayı kaydedememişti. 

2 Temmuz 2017 Pazar

Eurobasket 2013: Parker'lı Fransa zirvede

Slovenya'da gerçekleşen 38.Avrupa Basketbol Şampiyonası, şampiyonalar tarihinin en sönük turnuvalarından biri olarak kayıtlara geçti. Ev sahipliği için olası diğer aday ülkelerin birer birer adaylıktan çekilmesi sonrası tek aday olarak ev sahipliğini alan Slovenya'da 24 takımın katılımıyla gerçekleşen turnuva Gasol, Nowitzki, Teodosic, Kirilenko ve Navarro başta olmak üzere sakatlık ya da dinlenme nedeniyle milli takımlardan affını isteyen yıldızların yokluğunda gerçekleşti. 


Özellikle ilk turda basketbolseverler sürpriz sonuçlar izlerlerken, Ukrayna, Belçika, Letonya; yaptıkları iyi başlangıçla Almanya, İsrail, Bosna Hersek, Makedonya gibi takımları geride bırakarak ilk 12 takım arasına girme başarısı gösterdiler. Bir önceki turnuvanın flaş ekibi Finlandiya da milli takımımızın da bulunduğu grupta sadece İtalya'ya yenerek ikinci oldu ve bir üst tura yükseldi. 12 Dev (!) Adam ise İtalya, Finlandiya ve Yunanistan'ın tur atladığı grupta İsveç'in ardında beşinci olup sadece Rusya'yı geride bırakarak henüz ilk turda şampiyonaya veda etti. İkinci turda ise Yunanistan beklenmedik şekilde grup sonuncusu olarak turnuva dışı kalırken, son maçlara girerken çoklu ihtimallerin konuşulduğu grupta Hırvatistan, Slovenya, İtalya ve İspanya dörtlüsü Finlandiya'nın önünde çeyrek finalist oldular. 

1 Temmuz 2017 Cumartesi

Sinan Güler üzerinden prim yapmak

Ezeli rakipler arasındaki transferler genelde gündem yaratır. Birkaç sezon milyonların peşinden koştuğu isimler, bir imzayla önceki sezonlarda en büyük rakiplerinin formasını giymeye başlar, kendisini destekleyen taraftarların karşısına çıkarlar. Zaman zaman eski evlerine döndüklerinde alkışlansalar da, genelde tepki çeken ve taraftarların iyi reaksiyon göstermediği buluşmalardır bunlar. Güvendikleri, özel kabul ettikleri isimleri ezeli rakiplerine kaybeden taraftarların tepkisi bir ölçüye kadar kabul edilebilir olsa da, bu tepkiler sahaya, sahada omuz omuza mücadele eden isimlerin arasındaki ilişkilere yansırsa işin şekli biraz değişir. Nasıl mı değişir? Hiç şık olmaz, hatta yakışıksız olur.


Mevzuyu anlatmaya gerek yok, Sinan Güler'in Galatasaray'dan Fenerbahçe'ye malum transferi... 2013/14 sezonuyla birlikte Galatasaray forması giymeye başlamış ve sarı kırmızı formayla kaptanlığa kadar yükselmiş Sinan Güler, Galatasaray'daki bütçe kısıntısıyla beraber takımdan kopanlar kervanına katıldı. Galatasaray'ın ezeli rakibi Fenerbahçe'yle anlaşan Sinan Güler'e taraftardan yoğun tepkiler gelmekle birlikte, son günlerde olay parkeye de yansıdı. Kim kime ne demiş, ne tweet atmış bunun tartışmasında haklı taraf kim demektense farklı bir bakış açısından yaklaşalım mevzuya...

NBA'de Lokavt var! Yıldızlar Eurobasket'te

37. Avrupa Erkekler Basketbol Şampiyonası Litvanya'nın ev sahipliğinde yapıldı. Başlangıçta 16 takımla yapılacağı açıklanan ve eleme maçları buna göre yapılan turnuvanın elemeleri sonucu Bosna Hersek, İtalya, Polonya gibi ülkeler finaller vizesi alamamıştı. Fakat elemelerin sonuçlanmasından bir hafta sonrasında FIBA'nın aldığı bir kararla finallere katılacak takım sayısı 24'e çıkarıldı. Böylece İtalya üst üste iki kez finallere katılamama başarısızlığından kurtulurken, elemelere katılan takım sayısının yarısından fazlası final vizesi almış oldu. Eş zamanlı olarak devam eden NBA lokavtı ise NBA patentli isimlerin şampiyonaya odaklanmasını ve katılan kadroların kalitesinin artmasını sağladı. 


Takım sayısının artmasıyla turnuva sistemi de değişti. 6'lı ilk tur gruplarında ilk 3 sırayı alan takımlar ikinci tur gruplarını oluştururken, bu gruplarda da ilk 4 sırayı alan takımlar çeyrek finale yükseldiler. Artan takım sayısıyla birlikte her ülkeye kadrosunda bir devşirme oyuncu bulundurma hakkı verildi, bu da dengelerin bir miktar değişmesini ve belki de turnuvadaki en büyük sürpriz olan Makedonya'nın başarısını beraberinde getirdi. Takım sayısının artması aynı zamanda tribünlere de hareket getirdi. Finallere çok sık katılma şansı bulamayan ülkelerin taraftarları ki, Finlandiya ve Gürcistan bu ülkelerin başında gelmekteydi, tribünlerde oldukça renkli görüntüler sergilediler. Öyle ki, Finlandiya bu sayede Avrupa 9.su olmasına rağmen Dünya Şampiyonası için Wild Card elde etmeyi başardı.