31 Ağustos 2015 Pazartesi

Avrupa 3 sayı ile tanışıyor: Stuttgart 1985

1985 Avrupa Basketbol Şampiyonası Almanya, o zamanlarki adıyla Federal Almanya'da düzenlendi. Grup maçları Karlsruhe ve Leverkusen'de yapılırken, final turları ise Stuttgart'ta oynandı. Bir önceki turnuvanın ilk sekiz ülkesi ve elemelerden gelen 4 takım (Bulgaristan, Çekoslovakya, Romanya, Polonya) altışarlı iki grupta ilk tur mücadelesi yaptılar. Gruplarında ilk dört sırayı alan takımlar çeyrek finale yükselirken, çapraz eşleşme sonucu tek maçlı eliminasyon sisteme göre oynan çeyrek final ve yarı final maçlarıyla finalistler belli oldu. 

Almanya'daki şampiyonada iki önemli kural hayata geçti. Bunlardan birinci üç sayılık atış çizgisinin Avrupa basketbolunda da uygulamaya başlanmasıydı. Böylece genel sayı ortalamasının yükseldiği hem de şutör oyun kurucuların değerinin arttığı görülecekti. Bunun yanında yeni neslin artık ne olduğunu bile bilmediği "bire bir atış" kuralı da hayatımıza girmekteydi. Bir devrede bir takım yedi faul hakkını doldurduktan sonra bire bir atışlara geçiliyor, rakip ilk atışı sayı yaparsa ikinciye de hak kazanıyordu. Fakat ilki kaçarsa ribaundu alan oyuna devam etmekteydi. İleri de bu kuralın getirdiği deavantajlar fazlasıyla göze çarpacağından kaldırılacak olsa da, henüz basketbol için bir yenilik olarak adlandırılmaktaydı. 

Artık yavaş yavaş günümüze yaklaştığımız turnuvalarda tanıdık isimler de karşımıza çıkmaya başlıyordu. Sovyet Alexander Volkov ve Arvdyas Sabonis'i bu turnuvada henüz 21 yaşlarındayken izliyorduk. Benzer şekilde Alman Detlef Schrempf 22, Yugoslav Drazen Petrovic de 21 yaşındaydılar. (Fotoğrafta genç Petrovic ve genç Sabonis'i beraber görüyoruz) 1983'teki ilk kişisel şampiyonasında ortalama bir performans sahaya koyan Petrovic Almanya 1985 ile birlikte Avrupa'ya "Ben geliyorum, beni izlemeye devam edin" mesajı veriyordu. Bunun yanında Avrupalı oyuncuların yavaş yavaş NBA scout'larının da ilgisini çekmesiyle birlikte Rik Smits, Uwe Blab gibi isimler de şampiyona sonrası NBA'in havasını koklama şansı bulacaklardı. 

A Grubu'nda üç dev Yugoslavya, Sovyetler Birliği ve İspanya birbirleriyle eşleşirken, Sovyetler Birliği Yugoslavya'yı, Yugoslavya İspanya'yı, İspanya da Sovyetler'i mağlup edince üçlü averajla Yugoslavya lider, Sovyetler ikinci, İspanya ise üçüncü oldular. Bu arada hem Yugoslavya hem de Sovyetler Birliği'nin beş maç ortalamasının 100'ün üzerinde olduğunu belirtmek lazım. Sovyetler Birliği turnuvayı da 109 sayı otalamasıyla tamamlamıştı. B Grubu'nda ise son şampiyon İtalya lider olurken, ev sahibi Almanya onu takip etti. 

Çeyrek final ve yarı final maçlarında Çekoslovakya fırtınası esti. Turnuvaya elemeleri geçerek gelen Çekler, B Grubunu da dördüncü sırada tamamlamışlardı. Fakat önce çeyrek finalde Yugoslavya karşısında aldıkları 102-91, sonrasında da yarı finalde İspanya karşısında aldıkları 98-95'lik galibiyetlerle bir anda iki favoriyi birden saf dışı bırakıp kendilerini finalde buldular. Diğer tarafta ise önce Bulgaristan'ı, ardından da İtalya'yı eleyen Sovyetler Birliği şampiyonluğa doğru yürüyüşünü, belki de kpşusunu sürdürmekteydi. Zira Yugoslavya ve İspanya'nın elenmesinden sonra finalde karşısında Çekoslovakya'yı bulan Sovyetler rakibine hiç acımadı. Karşılaşmaya favori çıkan Sovyet ekibi devreyi 54-47 önde tamamladıktan sonra ikinci yarıda farkı da açarak sahadan 120-89 galip ayrıdı ve on dördüncü Avrupa Şampiyonluğu'na ulaştı. Sovyetler Birliği'nde henüz kariyerinin başlarında olan Arvydas Sabonis MVP ödülüne de layık görülürken, İsrailli guard Doron Jamchy 28.1 sayı ortalamasıyla sayı krallığını elde etti. Turnuvanın en iyi beşinde ise Sabonis dışında yine Sovyetler Birliği'nden Valdis Valters Yugoslavya'dan Drazen Petrovic, Alman Detlef Schrempf ve İspanyol Fernando Martin yer almaktaydı.

Diğer Avrupa Şampiyonası yazıları arşivine ulaşmak için tıklayınız

0 comments:

Yorum Gönder