15 Temmuz 2015 Çarşamba

Pınar Karşıyaka Sil Baştan

 

TBL’de geçtiğimiz sezonu şampiyon olarak tamamlayan ve önümüzdeki yıl Türkiye’yi Euroleague'de temsil etmeye hak kazanan Pınar Karşıyaka kadrosundan önemli oyuncuları kaybetti. Başta final serisinin ardından Türk pasaportu alan ve Fenerbahçe Ülker’e giden Bobby Dixon olmak üzere yabancı rotasyonunun Kenny Gabriel dışında ana parçalarının hemen hepsi yüksek ücretler karşılığında Türkiye ve Avrupa’dan diğer takımlara transfer oldu. Bunun yanında Türk rotasyondan Soner Şentürk, Egemen Güven ve İnanç Koç dışında tüm parçaları kaybeden kulüp geçtiğimiz yılı Armani Milano’da Hackett’in yedeği olarak geçiren oyun kurucu Joe Ragland yanı sıra Galatasaray’dan Justin Carter Williams ve Laboral’den Colton İverson ile sözleşme imzaladı.


Giden oyuncuların kalitesi ve yakaladıkları uyum düşünüldüğünde Pınar Karşıyaka’yı önümüzdeki yıl zorlu bir süreç bekliyor. Yapılan transferlerden hepsinin euroleague deneyimi olsa bile Justine Carter ve Joe Ragland ikilisinden Dixon ve Strawberry’den alınana verimi beklemek kâğıt üzerinde biraz zor. Justine Carter atletik özellikleri oldukça gelişmiş bir oyuncu olsa da şut ritmi bulamadığı maçlarda potaya gidişlerde sıkıntı yaşayan bir oyuncu. 28 yaşındaki Amerikalı iş ahlakını üst düzeyde tutan gerek hücum gerekse savunmada takımına gereken katkıyı sağlamak adına elinden geleni yapsa da yetenekleri sınırlı. Özellikle oyunu okuma yönünden zayıf oluşu, fiziksel özellikleri ve istikrarsız şutuyla Srawberry’nin boşluğunu doldurması oldukça zor.

Joe Ragland ise geçtiğimiz yılı Milano’da Hackett’in yedeği olarak geçirdi. Maç başına 19 dakika gibi bir süre alan oyuncu takımı oynatmaktan ziyade gerek şut gerekse birebirler üzerinden sayı üretmeyi tercih eden yapısıyla takım oyununa ne yatkınlık gösterecek bilinmez. Bu noktada bir parantez açıp geçtiğimiz yıl Armani Milano’nun oyun yapısının genellikle oyuncuların kişisel yeteneklerine bağlı olduğunu ve sayı opsiyonlarını takım olarak birebirler üzerinden bulmayı tercih ettiklerini belirtmek  yerinde olur. Ama Ragland’ın gerek NCAA gerekse profesyonel kariyerine baktığımızda Dixon’a kıyasla takıma ribaunt ve asist katkısı olarak daha az katkı sağlayan bir oyuncu olduğunu söylemek yerinde olur. Kariyeri boyunca oyunu Bobby Dixon kadar domine etmeyen oyun kurucunun Pınar Karşıyaka’nın tempolu basketbol anlayışıyla örtüşeceği ise bir gerçek.


Colton İverson ise iki sezon önce ligimizde oynamış, fiziğiyle Avrupa’da her takımın pota altı ihtiyacını karşılayabilecek bir oyuncu. Fakat boyalı alan dışında skor üretme opsiyonu bulunmayan, aynı zamanda maç içinde yaşadığı konsantrasyon kaybıyla kolay faul problemine giren bir oyuncu. Palacios’a kıyasla çember savunması ve fizik olarak daha efektif bir oyuncu olsa da  hücumda sınırlı oluşu ve yaşadığı devamlılık problemiyle potansiyelini tam olarak ortaya koyamıyor. Bu noktada mental olarak daha güçlenebilirse pota altında Pınar Karşıyaka’nın sorunlarına deva olabilir.

Türk rotasyonda bu yıl en çok kaybı hissedilecek isimler ise Barış Hersek ve Erkan Veyseloğlu olacak. Erkan oyun zekası ve birden çok pozisyonu oynama becerisi yanı sıra tecrübesiyle her takımda iş yapabilecek basketbol aklı gelişmiş bir oyuncu. Barış Hersek ise savaşçılığıyla savunmayı toparlayan, dış şut özelliğiyle takımın daha kompakt hücum etmesini sağlayan bir oyuncu. Pınar Karşıyaka iki oyuncunun da eksikliğini hissedecektir.Bunun yanında yuvaya dönen Kerem Gönlüm tecrübesiyle Barış’ın boşluğunu dolduracak özelliklere sahip bir oyuncu. Tek sorun yoğun maç takviminde sağlıklı kalabilmesi.Geri dönen bir diğer isim Can Altıntığ ise geçtiğimiz Trabzonspor Medical Park’ta bir türlü Karşıyaka’da yakaladığı ritmi ve özgüveni yakalayamadı. Kulübü ve taraftarı tanıması takıma katılan iki oyuncu için de en büyük artı olarak göze çarpıyor. Bir diğer transferse geçtiğimiz yıl Ted Ankara Koleji forması giyen 2 numara Muhammed Baygül. Egemen’in de sakatlığı üzerinden atmasıyla beraber 4-5 pozisyonunda rotasyonu kuvvetlendiren bir isim daha kadroya katılması yoğun maç temposunda başarı için gerekli.




Sonuç olarak eldeki imkanlar dahilinde giden oyuncuları takımda tutmak Karşıyaka yönetimi için maddi anlamda oldukça zordu. Geçtiğimiz yıllarda kulübün bulduğu Amerikalı oyuncular düşünüldüğünde bu yaz yönetimin piyasada daha bilindik isimlere yöneldiği bir gerçek. Bu transfer politikasının nasıl bir sonuç vereceğini ise Ufuk Sarıca’nın mahareti ve oyuncuların birbiriyle yakalayacakları uyum belirleyecek.     


1 yorum:

  1. Görünen o ki, Ufuk Sarıca bu sene oyun planında bir miktar değişikliğe gidecek. Bu seneki kadar şuta dayanan bir oyun oynaması bu kadroyla çok kolay olmayacaktır.

    YanıtlaSil